Giriş

Dertli Sineler

DUA DUA ELLER KARINCALANMIŞ

Allahım,

Senin rahmetine ve onun (a.s.m.) şânına yakışır şekilde, ona ve âline salât ve selâm eyle.

Amin.


A+ R A-
Pazar, 02 Ocak 2011 21:27
Oy ver
(2 oy)

Giriş

Ortam gayet sessizdi. Sessizliği bozan tek şey, insanların bakışlarının benim ruhuma yaptığı işkenceden çıkan çığlıklardı. Ama benden başka kimse bu havarı duymuyordu. İnsanlara anlatmam gerektiği söylenmesiydi tek sebep oraya oturmamın. Ben bir şeyi biliyorum zannediyorum. O da ne kadar bilgili olursam olayım, tesir Allahtandır. Öyle samimi insanlar gördümki Allah der, irşad eder. Hatta öyleleri var ki, bir bakışında ne hutbeler saklıdır, nazarıyla vaazlar verir.  Hani şair de diyor ya:

O yüz ki her hattı tevhid kaleminden bir satır
O yüz ki göz değince Allahı hatırlatır


Hak dostlarında bulunan bu sırrın bir sırrı evraddır, teheccüddür. Ruhumun isyanları nefsime, işte bu yüzdendir. İnsan o kadar kıymetlidir, o kadar azizdir ki, halife-i zemin, eşref-i mahlukat seçilmiştir. Demek bu kıymetli ibadın vaktini zayi etmek de bir o kadar hasarettir.

İçde ihsan, dışta itkandır. Evrad öyle coşmalıydı ki sinemde, ben sus desem de o yol bulup anlatmalıydı Allahı ki zira anlatırdı da. Bir sübhanallah tesbihine kainatın zerratını sığıştırabilmek için kalp genişliği, yani evrad ve teheccüd gereklidir.

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş alanların doldurulduğundan emin olunuz.

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Her insanın bir ideali olmalı geceleri başını okşadığı. İnsanın bir ideali olmalı gözyaşı ile suladığı. İnsanın bir ideali olmalı bir saf çocuk masumluğunda geceleri üzerini örttüğü. Gözler yüreğin aynasıdır. Süzülmeli en derinden.

Devamı

Ey kardeşim! Sen de farketmişsindir ki huzur zannettiğin bazı anlarda dahi araya bir üçüncü kişi girer, seni denetler.
Aman dikkat! Değil üçüncü kişi, ikinci bile fazladır o hal için...

Hasret kokan bir ayrılık ve mahzun bakışlı bir zavallı...
Gözden düşen sadece damla olsaydı keşke... Nice değerler düştü gözden, şimdi ayak altında... Bir zamanlar o ateşin hararetini dindiren damlalar, şimdi başka yere, boş yere düşüyor. Ağlamak da en çok Yiğide yakışıyor. Çünkü o kurbiyetin verdiği bu'diyet için ağlar. Yaklaştıkça yanar, yandıkça ağlar... Onun gözyaşları, semeresi merhamet pınarları olan tohumlardır. Aciz olanı Kudret-i Sonsuz'a bağlayan rabıtadır.

'Kaderine razı ol.Gör bak strest neyim kalmaz' dedi yaşlı bir teyze.Ve dinledim soluksuzca atan nefsimi. Haykırarak razı ol, razı ol dedim.

Asılı duran her yağmur damlasına koşuyorum...
Ben böyle hayaller kurarım anne!..Okşanası,umutlanası hayaller...

Bazan ben de bie Necip Fazıl gibi veya bir Cemil Meriç gibi kelimelere ilan-ı harp edesim geliyor. Ama suç onlarda değil. Olmayan kelimelerde...
Bu yüzden ıstılahı çok severim. Çünkü bir sayfalık bir manayı bir kelimede cem edersin. O kelime ile düşünür, o kelime ile fikir ifade edersin.
Ha bir de şiiri severim... Kelimeye gelmeyen hislerini, duygularını bir dörtlüğe dökebilirsin. Çok evliya divanları misaldir mevzuya.