Etikete göre gösterilen ögeler: hizmet

Dertli Sineler

DUA DUA ELLER KARINCALANMIŞ

"Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Sensin." Bakara Sûresi: 2:32.


A+ R A-

Sen sabredeceksin

Perşembe, 13 Ocak 2011 19:08 Yayınlandığı yer ŞİİR

Sanma bu sözleri söylüyorum sana,
Nefsimedir herbiri, ağır biraz bana.
Nedir bu soruların? Öğrenipte ne yapacaksın?
Olmazsa amaçların, sen yolda kalacaksın.
Zikrimizdir tevhid, fikrine sokacaksın,
Gelirse bir mülhid, yanından kovacaksın.
Teftiş gerek akla, kalbine bakacaksın
Faydalı olanı sakla, gerisini atacaksın.

Konsantrasyon Nasil Saglanir?

Perşembe, 13 Ocak 2011 18:35 Yayınlandığı yer ÖZGÜN YAZI

Konsantrasyon uzerine olimpiyat calistirdigim yillarda cok dusunmustum. Zira bir calismadan alinacak verim, zekadan daha cok konsantrasyona bagliydi. Lise 1 li yillarimda sanki trans halindeymis gibi ders calisirdik, arkadaslar seslendiginde duymayacak kadar meseleye kilitlenirdik. Ve ogrenmenin muthis hizli olabilecegini o zamanlarda gormustum. Ogrenmek icin bu boyle oldugu gibi herhangi bir isi basarmak icin de mesele aynidir.
Konsantrasyon, koken itibariyle "con-centeration" kelimesinden gelmekte olup, mana itibariyle de "merkezleri cakistirma", odaklanma gibi acilimlari vardir. Bir insanin ne kadar cok farkli alanda mesgaleleri bulunursa, o kadar cok dikkati dagilir. Yani okul ayri bir merkez, hizmet ayri bir merkez, evlilik daha baska bir merkez, yemek ayri bisey, ilim daha baska bir gaye etrafinda vs. oldugu muddetce, insan hakiki konsantrasyonu saglayamaz.

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Her insanın bir ideali olmalı geceleri başını okşadığı. İnsanın bir ideali olmalı gözyaşı ile suladığı. İnsanın bir ideali olmalı bir saf çocuk masumluğunda geceleri üzerini örttüğü. Gözler yüreğin aynasıdır. Süzülmeli en derinden.

Devamı

Ey kardeşim! Sen de farketmişsindir ki huzur zannettiğin bazı anlarda dahi araya bir üçüncü kişi girer, seni denetler.
Aman dikkat! Değil üçüncü kişi, ikinci bile fazladır o hal için...

Hasret kokan bir ayrılık ve mahzun bakışlı bir zavallı...
Gözden düşen sadece damla olsaydı keşke... Nice değerler düştü gözden, şimdi ayak altında... Bir zamanlar o ateşin hararetini dindiren damlalar, şimdi başka yere, boş yere düşüyor. Ağlamak da en çok Yiğide yakışıyor. Çünkü o kurbiyetin verdiği bu'diyet için ağlar. Yaklaştıkça yanar, yandıkça ağlar... Onun gözyaşları, semeresi merhamet pınarları olan tohumlardır. Aciz olanı Kudret-i Sonsuz'a bağlayan rabıtadır.

'Kaderine razı ol.Gör bak strest neyim kalmaz' dedi yaşlı bir teyze.Ve dinledim soluksuzca atan nefsimi. Haykırarak razı ol, razı ol dedim.

Asılı duran her yağmur damlasına koşuyorum...
Ben böyle hayaller kurarım anne!..Okşanası,umutlanası hayaller...

Bazan ben de bie Necip Fazıl gibi veya bir Cemil Meriç gibi kelimelere ilan-ı harp edesim geliyor. Ama suç onlarda değil. Olmayan kelimelerde...
Bu yüzden ıstılahı çok severim. Çünkü bir sayfalık bir manayı bir kelimede cem edersin. O kelime ile düşünür, o kelime ile fikir ifade edersin.
Ha bir de şiiri severim... Kelimeye gelmeyen hislerini, duygularını bir dörtlüğe dökebilirsin. Çok evliya divanları misaldir mevzuya.