İKTİBASLAR

Dertli Sineler

DUA DUA ELLER KARINCALANMIŞ

Allahım,

Risâlet semâsının güneşi, nübüvvet burcunun ayı olan yüce Peygambere (a.s.m.), onun hidâyet yıldızları olan Al ve Ashâbına salât ve selâm eyle. Bize, erkek ve kadın mü'minlere merhamet et.

Amin, âmin, âmin.


A+ R A-

 

İktibaslar

Cumartesi, 27 Ağustos 2011 22:33

Gel Uyan Gecelerde

Yayınlandığı yer İKTİBASLAR Yazan Erzurumlu İbrahim Hakkı

Ey dîde nedir uyku gel uyan gecelerde
Kevkeblerin et seyrini seyrân gecelerde

Bak, hey’et-i âlemde bu hikmetleri seyret
Bul Sâniini ol O’na hayrân gecelerde

Çün gündüz olursun nice ağyâr ile gâfil
Ko gafleti, dildârdan utan gecelerde

Cumartesi, 20 Ağustos 2011 21:39

Bir gece

Yayınlandığı yer İKTİBASLAR Yazan Mehmet Akif Ersoy

On dört asır evvel yine bir böyle geceydi
Kumdan ayınon dördü bir öksüz çıkıverdi
Lakin o ne hüsrandı ki hissetmedi gözler
Halbuki kaç bin senedir bekleşmedelerdi
Nerden görecekler göremezlerdi tabi
Bir kere zuhur ettiği çöl en sapa yerdi
Bir kere de ma'mure-i dünya ozamanlar
Buhranlar içindeydi bugünden de beterdi

Cumartesi, 13 Ağustos 2011 21:01

Yıldızları konuşturan bir yıldızname

Yayınlandığı yer İKTİBASLAR Yazan Bediüzzaman Said Nursi

Dinle de yıldızları şu hutbe-i şîrînine,
Nâme-i nûrunu Hikmet, bak ne takrîr eylemiş.
Hep beraber nutka gelmiş, hak lisâniyle derler:
"Bir Kadîr-i Zülcelâlin haşmet-i Sultanına.
Birer bürhan-ı nurefşânız vücud-u Sânia,
Hem vahdete, hem kudrete şâhidleriz biz.

Çarşamba, 27 Temmuz 2011 19:24

Kur’ân Mesajı

Yayınlandığı yer İKTİBASLAR Yazan Prof. Dr. Şerafettin Gölcük

Bir gerçek olan Kur’ân, Yaratıcı ile yaratılmışlar arasında yegâne işarettir, tek ilgi bağıdır. Kur’ân sayesinde Müslümanlar birliklerini bulurlar. Kur’ân bütün insanlığı ikaz eder, uyarır; yani beşeriyeti, Allah’tan ayırıp tefrik ederek, onu kendi bünyesinde birlik vahdet hâline getirerek, Allah ile yaratık arasında bir ilgi bağı görevi ifade eder.1

Çarşamba, 27 Temmuz 2011 19:10

Kendin söyle

Yayınlandığı yer İKTİBASLAR Yazan Filiz Genç

Defter dolusu yazı... Dergiler dolusu yazı... Gazeteler, kitaplar dolusu yazı... İnsan, bazı bazı deftere, dergilere, gazetelere, kitaplara, şöyle bir göz gezdirince gözü doyuyor herhalde ve daha hiçbirinin bir kelimesini okumadan takati kesiliyor..

Çarşamba, 27 Temmuz 2011 17:04

Bir Kahraman Bekliyoruz

Yayınlandığı yer İKTİBASLAR Yazan Osman Yüksel Serdengeçti

Kal'a gibi dik başın bulutlarla yarışsın,
Dalga dalga saçların rüzgarlarla karışsın!

Adını nakşedelim,eski-kadim surlara
Sesini haykıralım asırdan asırlara...

Salı, 19 Temmuz 2011 23:06

Gönül Fatihleri

Yayınlandığı yer İKTİBASLAR Yazan Sızıntı

Fetih; açılma, bir beldeyi ele geçirme, zafer ve ihtilâfı giderme gibi mânâları ihtiva eder. Fatih ise, fethi gerçekleştiren lidere verilen unvandır. Bununla beraber, savaşta muzaffer olan her komutan fatih değildir. Fatih olmak, belirli hususiyetleri gerektirir. Evet, fatihler evvelâ kendi nefsini fethetmiş yüce ruhlardır. Gerçek fatihler, alanlar değil, ömür boyu verenlerdir. Nefis ve şeytan cihetinden gelen her türlü saldırılara göğüs gerenlerdir.

Salı, 19 Temmuz 2011 23:00

Öze Dönmek

Yayınlandığı yer İKTİBASLAR Yazan Yeni Ümit

Öze dönmek, şahsın kendi karakter, kendi kültür ve kendi ruh köküne dönmesi demektir. Bu da ancak, fert ve toplumun kendi düşünce ve iradesiyle var olması, kendi ayakları üzerinde yürümesi, kendi elleriyle işlemesi, kendi temel kültür malzemesiyle beslenip gelişmesi, millî şahsiyetini hırpalayacak taklitlerden sakınması; örf-âdet ve millî hususiyetler gibi asırlardan beri kaynaya kaynaya benliğimizle bütünleşmiş şeylerin, fevkalâde hassasiyetle korunup kollanmasıyla mümkün olabilecektir.

Salı, 24 Mayıs 2011 14:36

Yağmur

Yayınlandığı yer İKTİBASLAR Yazan Nurullah Genç

Vareden'in adıyla insanlığa inen Nur
Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından
Toprağı kirlerinden arındırır bir yağmur
Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından
Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat
En müstesna doğuşa hamiledir kainat

Cumartesi, 26 Şubat 2011 23:29

Uyan Gafletten

Yayınlandığı yer İKTİBASLAR Yazan Niyazi Mısrî

Uyan gafletten ey nâim Hak’a yalvar seherlerde
Döküp acı yaşın dâim Hak’a yalvar seherlerde

Kapusında turup her bâr yüzün dergahına tut var
Yürekten kıl demâdem zâr Hak’a yalvar seherlerde

Perşembe, 06 Ocak 2011 00:28

Öz/Giz/İz/lediğimiz Mevlânâ

Yayınlandığı yer İKTİBASLAR Yazan Senai Demirci

ÖZLEDİĞİMİZDİR MEVLÂNÂ;

Müslümanların kabalıklarla anıldığı zamanda,
İslam'ın imajının kan ve kinle çoğaltıldığı çağda,
nebevî incelikleri gündelik telaşların ateşinde kül ettiğimiz günlerde,
bencilliklerimizin kabuğunu Haccın toprağında olsun kıramadığımız devirlerde,
nezaketin ve hoşgörünün ellerimizin arasında kayıp gittiği demlerde,
İslam olmanın insan olmayı içerdiğini unuttuğumuz yerlerde keskin bir Mevlânâ şiirinin kapısından içeri süzülüp kalbimize dokundurmayı özledik.

Perşembe, 30 Aralık 2010 21:29

Yardımlaşma ve şefkat

Yayınlandığı yer İKTİBASLAR Yazan Risalei Nur Estitüsü

“İnsan hikmet ile yapılmış bir masnudur.”(1) Birçok maddî azalarla donatıldığı gibi sayısız manevî his ve duygularla da teçhiz edilmiştir. “İnsanın en lâtif ve şirin bir seciyesi olan şefkat” de bunlardan bir tanesidir. İnsandaki şefkat Allah’ın Rahîm isminin tecellîsidir. Râhim ve Hakîm olan Allah rahmetiyle, kuvvetiyle, emriyle kâinattaki bütün varlıkları şefkatkârâne şuurlu bir şekilde birbirlerinin yardımına koşturur.

Teâvün-i umumî dediğimiz kâinatta görünen umûmî yardımlaşma kanununu Bediüzzaman şu cümlelerle ifade eder:

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Her insanın bir ideali olmalı geceleri başını okşadığı. İnsanın bir ideali olmalı gözyaşı ile suladığı. İnsanın bir ideali olmalı bir saf çocuk masumluğunda geceleri üzerini örttüğü. Gözler yüreğin aynasıdır. Süzülmeli en derinden.

Devamı

Ey kardeşim! Sen de farketmişsindir ki huzur zannettiğin bazı anlarda dahi araya bir üçüncü kişi girer, seni denetler.
Aman dikkat! Değil üçüncü kişi, ikinci bile fazladır o hal için...

Hasret kokan bir ayrılık ve mahzun bakışlı bir zavallı...
Gözden düşen sadece damla olsaydı keşke... Nice değerler düştü gözden, şimdi ayak altında... Bir zamanlar o ateşin hararetini dindiren damlalar, şimdi başka yere, boş yere düşüyor. Ağlamak da en çok Yiğide yakışıyor. Çünkü o kurbiyetin verdiği bu'diyet için ağlar. Yaklaştıkça yanar, yandıkça ağlar... Onun gözyaşları, semeresi merhamet pınarları olan tohumlardır. Aciz olanı Kudret-i Sonsuz'a bağlayan rabıtadır.

'Kaderine razı ol.Gör bak strest neyim kalmaz' dedi yaşlı bir teyze.Ve dinledim soluksuzca atan nefsimi. Haykırarak razı ol, razı ol dedim.

Asılı duran her yağmur damlasına koşuyorum...
Ben böyle hayaller kurarım anne!..Okşanası,umutlanası hayaller...

Bazan ben de bie Necip Fazıl gibi veya bir Cemil Meriç gibi kelimelere ilan-ı harp edesim geliyor. Ama suç onlarda değil. Olmayan kelimelerde...
Bu yüzden ıstılahı çok severim. Çünkü bir sayfalık bir manayı bir kelimede cem edersin. O kelime ile düşünür, o kelime ile fikir ifade edersin.
Ha bir de şiiri severim... Kelimeye gelmeyen hislerini, duygularını bir dörtlüğe dökebilirsin. Çok evliya divanları misaldir mevzuya.