Öz/Giz/İz/lediğimiz Mevlânâ

Dertli Sineler

DUA DUA ELLER KARINCALANMIŞ

Allahım,

Seni nasıl tanımaları, Sana nasıl kullukta bulunmaları gerektiğini öğretmek için kullarına muallim, isimlerinin hazînelerini tanıtıcı, kâinat kitâbının âyetlerinin tercümânı, kulluğuyla rubûbiyet güzelliğinin aynası olarak gönderdiğin zâta, onun bütün âl ve ashâbına salât ve selâm eyle. Bize ve erkek, kadın bütün mü'minlere merhamet eyle. Amin. Bunu rahmetinle yap ey, merhamet edenlerin en merhametlisi!


A+ R A-
Perşembe, 06 Ocak 2011 00:28
Oy ver
(2 oy)

Öz/Giz/İz/lediğimiz Mevlânâ

ÖZLEDİĞİMİZDİR MEVLÂNÂ;

Müslümanların kabalıklarla anıldığı zamanda,
İslam'ın imajının kan ve kinle çoğaltıldığı çağda,
nebevî incelikleri gündelik telaşların ateşinde kül ettiğimiz günlerde,
bencilliklerimizin kabuğunu Haccın toprağında olsun kıramadığımız devirlerde,
nezaketin ve hoşgörünün ellerimizin arasında kayıp gittiği demlerde,
İslam olmanın insan olmayı içerdiğini unuttuğumuz yerlerde keskin bir Mevlânâ şiirinin kapısından içeri süzülüp kalbimize dokundurmayı özledik.

Şarabı o içmiş ama siz sarhoş olmuşsunuz!
Gizlediğimizdir Mevlânâ;
dini Allah'a has kılmaktan uzaklaştığımız uykularda,
namazı ve niyazı Mevlânâ hoşgörüsünün siperine atıp unuttu(rdu)ğumuz kurnazlıklarda,
Kur'ân'ın bendesinin incelikli sözlerini eğip büküp Kur'ân yerine koyduğumuz tuhaf dindarlıklarda,
sünnet-i seniyyeyi hayatının önceliği bilen saf kul, diri ümmet, duru insan Mevlânâ üzerinden sünnete muhalefet ettiğimiz, gözü yaşlı ama kalpsiz, peygamber aşığı görünümlü ama sünnetsiz sahte tasavvuflarda,
işimize geleni yapıp, gelmeyeni inkâr ettiğimiz, örtü ve tesettür yokmuş gibi davrandığımız, üzerimize kulluğu alınmadığımız 'kendin ye kendin pişir!' dini icat ettiğimiz yozluklarda sitemli bir Mevlânâ bakışından kaçırdık gözlerimizi.

Ey affetmeyi seven Rabbim! Bizi affeyle. İsyân derdimize çâre eyle.

İzlediğimizdir Mevlânâ... Ama nasıl?

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş alanların doldurulduğundan emin olunuz.

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Her insanın bir ideali olmalı geceleri başını okşadığı. İnsanın bir ideali olmalı gözyaşı ile suladığı. İnsanın bir ideali olmalı bir saf çocuk masumluğunda geceleri üzerini örttüğü. Gözler yüreğin aynasıdır. Süzülmeli en derinden.

Devamı

Ey kardeşim! Sen de farketmişsindir ki huzur zannettiğin bazı anlarda dahi araya bir üçüncü kişi girer, seni denetler.
Aman dikkat! Değil üçüncü kişi, ikinci bile fazladır o hal için...

Hasret kokan bir ayrılık ve mahzun bakışlı bir zavallı...
Gözden düşen sadece damla olsaydı keşke... Nice değerler düştü gözden, şimdi ayak altında... Bir zamanlar o ateşin hararetini dindiren damlalar, şimdi başka yere, boş yere düşüyor. Ağlamak da en çok Yiğide yakışıyor. Çünkü o kurbiyetin verdiği bu'diyet için ağlar. Yaklaştıkça yanar, yandıkça ağlar... Onun gözyaşları, semeresi merhamet pınarları olan tohumlardır. Aciz olanı Kudret-i Sonsuz'a bağlayan rabıtadır.

'Kaderine razı ol.Gör bak strest neyim kalmaz' dedi yaşlı bir teyze.Ve dinledim soluksuzca atan nefsimi. Haykırarak razı ol, razı ol dedim.

Asılı duran her yağmur damlasına koşuyorum...
Ben böyle hayaller kurarım anne!..Okşanası,umutlanası hayaller...

Bazan ben de bie Necip Fazıl gibi veya bir Cemil Meriç gibi kelimelere ilan-ı harp edesim geliyor. Ama suç onlarda değil. Olmayan kelimelerde...
Bu yüzden ıstılahı çok severim. Çünkü bir sayfalık bir manayı bir kelimede cem edersin. O kelime ile düşünür, o kelime ile fikir ifade edersin.
Ha bir de şiiri severim... Kelimeye gelmeyen hislerini, duygularını bir dörtlüğe dökebilirsin. Çok evliya divanları misaldir mevzuya.