Etikete göre gösterilen ögeler: DNA

Dertli Sineler

DUA DUA ELLER KARINCALANMIŞ

Rabbim mevcudatı hürmetine, denizdeki köpüklerin,  rüzgardaki yaprakların, kerahatte kuşların zikri hürmetine günahlarımızı bağışlasın, gönüllerimizde Hayy ismi tecelli etsin.


A+ R A-

Benim Efendim, Aleyhisselatu Vesselam...

Çarşamba, 12 Ocak 2011 21:52 Yayınlandığı yer MAKALE

Dedik ya biz biliyoruz ki Efendimiz Aleyhisselatu vesselam, bize tam ve mukemmel bir rehber ve mursiddir...
O halde o ne yaptiysa dogrudur, ne dediyse dogrudur...

Mutlaka ve muhakkak bize ogrettigi seyler vardir O'nun her ahvalinde...
Demek ki hic birisi basit bir davranis degil... O'nun hal ve hareketlerinin her birisinin her ani, butun zamanlarin pur dikkat kesilip istiyakla izledigi anlardir...

Biofizik dersimde aldigim bir iki not

Çarşamba, 12 Ocak 2011 21:09 Yayınlandığı yer ÖZGÜN YAZI

Dersin hocasi koyu evrimci bir adam...  Ama  hadiseler Cenab-i Hakkin marifetine dair cok sey soyluyor...  Mesela bir derste aldigim bir iki notu paylasayim:

- DNA 2 m uzunlugunda olmasina ragmen 1 mikronluk ufak bir boyuta sigdirilmis... Biz bir iki metrelik bir kabloya elimiz ayagimiz dolaniyor, halbuki bu ufacik boyutta 2 metrelik incecik bir ip, cok intizamli bir sekilde paketleniyor...

El Adl ismi üzerinde bir tefekkür

Çarşamba, 12 Ocak 2011 21:03 Yayınlandığı yer TENVİRÂT

Cenab-ı Hak, bütün kainatta olduğu gibi, insanda dahi bir denge vaz' etmiştir. Kainatta herşeyde iki eksterimum (ifratla tefrit) arasında bir denge vardır. Sadece insandaki bazı kuvvelere, bazı potansiyellere had konulmamıştır. İnsanın iradesinin taalluk etmediğiherşeyde bir adalet görülür. Eğer El ADL isminin penceresinden kainata bakarsak, bu ismin tecellisi ile Ferd ism-i Azamını göreceğiz. Ayrıca bunların bütünü ile de Ehadiyet görülür.

Mesela bir ağaçtaki yüzbinlerce yaprağı düşünelim. En başta, bunların herbirine yaprak diyebilmek için üzerilerinde aynı esmanın yaklaşık aynı oranda tecelli etmesi lazımdır. Buna Vahidiyet diyoruz.

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Her insanın bir ideali olmalı geceleri başını okşadığı. İnsanın bir ideali olmalı gözyaşı ile suladığı. İnsanın bir ideali olmalı bir saf çocuk masumluğunda geceleri üzerini örttüğü. Gözler yüreğin aynasıdır. Süzülmeli en derinden.

Devamı

Ey kardeşim! Sen de farketmişsindir ki huzur zannettiğin bazı anlarda dahi araya bir üçüncü kişi girer, seni denetler.
Aman dikkat! Değil üçüncü kişi, ikinci bile fazladır o hal için...

Hasret kokan bir ayrılık ve mahzun bakışlı bir zavallı...
Gözden düşen sadece damla olsaydı keşke... Nice değerler düştü gözden, şimdi ayak altında... Bir zamanlar o ateşin hararetini dindiren damlalar, şimdi başka yere, boş yere düşüyor. Ağlamak da en çok Yiğide yakışıyor. Çünkü o kurbiyetin verdiği bu'diyet için ağlar. Yaklaştıkça yanar, yandıkça ağlar... Onun gözyaşları, semeresi merhamet pınarları olan tohumlardır. Aciz olanı Kudret-i Sonsuz'a bağlayan rabıtadır.

'Kaderine razı ol.Gör bak strest neyim kalmaz' dedi yaşlı bir teyze.Ve dinledim soluksuzca atan nefsimi. Haykırarak razı ol, razı ol dedim.

Asılı duran her yağmur damlasına koşuyorum...
Ben böyle hayaller kurarım anne!..Okşanası,umutlanası hayaller...

Bazan ben de bie Necip Fazıl gibi veya bir Cemil Meriç gibi kelimelere ilan-ı harp edesim geliyor. Ama suç onlarda değil. Olmayan kelimelerde...
Bu yüzden ıstılahı çok severim. Çünkü bir sayfalık bir manayı bir kelimede cem edersin. O kelime ile düşünür, o kelime ile fikir ifade edersin.
Ha bir de şiiri severim... Kelimeye gelmeyen hislerini, duygularını bir dörtlüğe dökebilirsin. Çok evliya divanları misaldir mevzuya.