Etikete göre gösterilen ögeler: barış

Dertli Sineler

DUA DUA ELLER KARINCALANMIŞ

Ey Rabbimiz! Unutur veya hatâya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesâba çekme. (Bakara Sûresi: 286.)
Allah'ım! Habîb oluşu ve duâsıyla Cennetin kapılarını açan ve o kapıları ona olan salâvâtlarıyla açmaları için ümmetini desteklediğin Habîbine rahmet eyle. Ona salât ve selâm olsun.
Allah'ım! O seçkin Habîbinin şefaatiyle bizleri iyilerle birlikte Cennete girdir.

Âmin.


A+ R A-

Adım Sümeyye

Salı, 25 Ocak 2011 11:23 Yayınlandığı yer MAKALE

Peşinen söylemeliyim “barış” yoktu kalem tuttuğum zaman ve “evde yok” dediler bizdekinin ufağından takke takmış adamlar...

Gitmiş ve bir daha gelmemiş, kendisinden haber alınamamış bunca zamandır. Şurada, işte şurada ellerinde taş tutan çocukların yanında görmüşler en son, elini çocukların başında gezdirmiş, kulaklarına bilinmez şeyler fısıldamış, gitmiş ve bir daha gelmemiş...

Anarşi çözüm mü? Bence değil...

Pazartesi, 03 Ocak 2011 09:19 Yayınlandığı yer MAKALE

Yasaklarin savunucusu degilim...
Lakin burada indirgemeli modelci yaklasimdan cikip, hadiseye biraz daha genis acidan ve butun parametreleri elden geldigince isin icine sokarak bakmaliyiz... Zira ufak zannettigimiz parametrelerin gaye dogrultusundaki tesirleri buyuk olabilmektedir..

Islamin gayesi, insanlari hem ferd planinda hem de toplum planinda insaniyetin arsina yukseltmektir. Fert planinda herkes icin 60 senelik bir omur, konjektur ve yasadigi yerin demografisi bunu mumkun kilamiyor. Bu yuzden insan ahirette icinde sakladigi tohumlar itibariyle nesv-u nema buluyor, ancak cennette kamil insan olabiliyor.

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Her insanın bir ideali olmalı geceleri başını okşadığı. İnsanın bir ideali olmalı gözyaşı ile suladığı. İnsanın bir ideali olmalı bir saf çocuk masumluğunda geceleri üzerini örttüğü. Gözler yüreğin aynasıdır. Süzülmeli en derinden.

Devamı

Ey kardeşim! Sen de farketmişsindir ki huzur zannettiğin bazı anlarda dahi araya bir üçüncü kişi girer, seni denetler.
Aman dikkat! Değil üçüncü kişi, ikinci bile fazladır o hal için...

Hasret kokan bir ayrılık ve mahzun bakışlı bir zavallı...
Gözden düşen sadece damla olsaydı keşke... Nice değerler düştü gözden, şimdi ayak altında... Bir zamanlar o ateşin hararetini dindiren damlalar, şimdi başka yere, boş yere düşüyor. Ağlamak da en çok Yiğide yakışıyor. Çünkü o kurbiyetin verdiği bu'diyet için ağlar. Yaklaştıkça yanar, yandıkça ağlar... Onun gözyaşları, semeresi merhamet pınarları olan tohumlardır. Aciz olanı Kudret-i Sonsuz'a bağlayan rabıtadır.

'Kaderine razı ol.Gör bak strest neyim kalmaz' dedi yaşlı bir teyze.Ve dinledim soluksuzca atan nefsimi. Haykırarak razı ol, razı ol dedim.

Asılı duran her yağmur damlasına koşuyorum...
Ben böyle hayaller kurarım anne!..Okşanası,umutlanası hayaller...

Bazan ben de bie Necip Fazıl gibi veya bir Cemil Meriç gibi kelimelere ilan-ı harp edesim geliyor. Ama suç onlarda değil. Olmayan kelimelerde...
Bu yüzden ıstılahı çok severim. Çünkü bir sayfalık bir manayı bir kelimede cem edersin. O kelime ile düşünür, o kelime ile fikir ifade edersin.
Ha bir de şiiri severim... Kelimeye gelmeyen hislerini, duygularını bir dörtlüğe dökebilirsin. Çok evliya divanları misaldir mevzuya.