Etikete göre gösterilen ögeler: ruh

Dertli Sineler

DUA DUA ELLER KARINCALANMIŞ

Allahım, bizi saadet, selâmet, Kur'ân ve imân ehlinden eyle.

Âmin.


A+ R A-

Bir yolcu kırlangıcı

Pazar, 09 Ocak 2011 08:48 Yayınlandığı yer MAKALE

Ey benim dertli ve akilli Dostum!Dinle yalvariyorum dinle.
Bütün ruhunu,bütün varligini bir agiz yap ve ac ki,bu semavi lokmayi agzina koyayim..
Onu yutki,icin ilahi ve sonsuz marifetlerle dolsun,älemin nuruyla aydinlansin..
Böylece dertlerin sifa bulsun,cok sesli tatli dertler,ruhuna dökülsün..
Hani cebrail,Peygamber'e "Oku!"demisti ya,tipki öyle.
Sakin "Okuyamiyorum" deme! Oku..Okuyamazsan bogazini öyle sikarim,ki
gözlerinde ölümü görürsün,hissedersin..Sonra seni birakirim,ardindan söyle derim: "Oku!.."O zaman artik okuyabilirsin,hemde oldukca güzel okursun..
Ardindan mavi göklerden,denizler dolusu mesaj tasiyan güzel marifet ayetlerini indiririm KALBINE..Ve sen bilinc,kudret,vefakarlik,iman ve liyakat ile hepsini alirsin..

İnsan ki bir muamma

Pazartesi, 03 Ocak 2011 09:28 Yayınlandığı yer MAKALE

Gel seninle insani masaya yatirip, ustunde bir iki nester sallayalim...
Insan denilen, camid maddeden farklidir. Camid maddeden olusmustur ama onda ayrica baska seyler de vardir... Hayat gibi...
Insan denilen, nebattan da farklidir. Nebati hayati da vardir ama onda ayrica baska seyler de vardir... Ruh gibi...
Insan denilen, hayvandan da farklidir. Hayvandaki gibi ruhu da vardir ama onda ayrica baska seyler de vardir... Suur gibi...
Insan denilen, meleklerden de farklidir. Meleklerdeki gibi suur da vardir ama onda ayrica baska seyler de vardir... Irade gibi...

Nasıl bir tefekkür?

Pazar, 02 Ocak 2011 21:46 Yayınlandığı yer TENVİRÂT

Tefekkur herhangi bir mevzuda genis, derin ve sistemli dusunme manalarina gelir(KZT-tefekkur). Afaki ve enfusi olarak iki farkli tefekkur vardir. Afaki dedigimiz tefekkur, insanin disinda kalan yani Cenab-i Allah’in bir kitap olarak onumuze serdigi kainattaki kesreti gorerek onu vahdete baglama, genellestirme ve yorumlamasidir. Enfusi olan ise insanin vicdan mekanizmasini calistirarak Rabb’den gelen hususi televunleri ve tecellileri algilayip, onlari afak ile alakalandirma ve Yarataninin marziyatini anlama cabasidir. Burada bahsedilecek tefekkur, bir problemi halletme manasindaki degil de daha cok kainat uzerinden yapilan tefekkur manasindaki kullanimi olacaktir.

Kalbin ve ruhun derece-i hayatları

Pazar, 02 Ocak 2011 21:24 Yayınlandığı yer HİKAYE

İlk ses veren, bir süredir beni dikkatle süzen bir delikanlıydı. Sorduğu sorunun keskinliğinden anlaşılıyordu ki, delikanlıda "eşyayı ve hadiseleri hallac edecek bir istidat" varlık sinyali veriyordu.

'Abi' dedi, 'Kalbin ve ruhun hayat derecesinden bahsediliyor. Ve bahsedilirken de kalbin birkac gün once ile bir kac günü beraber, ruhun da bir kaç sene önce ile birkaç sene sonrasını beraber yaşayabildiği söyleniyor. Bunu izah edebilir misiniz?'

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Her insanın bir ideali olmalı geceleri başını okşadığı. İnsanın bir ideali olmalı gözyaşı ile suladığı. İnsanın bir ideali olmalı bir saf çocuk masumluğunda geceleri üzerini örttüğü. Gözler yüreğin aynasıdır. Süzülmeli en derinden.

Devamı

Ey kardeşim! Sen de farketmişsindir ki huzur zannettiğin bazı anlarda dahi araya bir üçüncü kişi girer, seni denetler.
Aman dikkat! Değil üçüncü kişi, ikinci bile fazladır o hal için...

Hasret kokan bir ayrılık ve mahzun bakışlı bir zavallı...
Gözden düşen sadece damla olsaydı keşke... Nice değerler düştü gözden, şimdi ayak altında... Bir zamanlar o ateşin hararetini dindiren damlalar, şimdi başka yere, boş yere düşüyor. Ağlamak da en çok Yiğide yakışıyor. Çünkü o kurbiyetin verdiği bu'diyet için ağlar. Yaklaştıkça yanar, yandıkça ağlar... Onun gözyaşları, semeresi merhamet pınarları olan tohumlardır. Aciz olanı Kudret-i Sonsuz'a bağlayan rabıtadır.

'Kaderine razı ol.Gör bak strest neyim kalmaz' dedi yaşlı bir teyze.Ve dinledim soluksuzca atan nefsimi. Haykırarak razı ol, razı ol dedim.

Asılı duran her yağmur damlasına koşuyorum...
Ben böyle hayaller kurarım anne!..Okşanası,umutlanası hayaller...

Bazan ben de bie Necip Fazıl gibi veya bir Cemil Meriç gibi kelimelere ilan-ı harp edesim geliyor. Ama suç onlarda değil. Olmayan kelimelerde...
Bu yüzden ıstılahı çok severim. Çünkü bir sayfalık bir manayı bir kelimede cem edersin. O kelime ile düşünür, o kelime ile fikir ifade edersin.
Ha bir de şiiri severim... Kelimeye gelmeyen hislerini, duygularını bir dörtlüğe dökebilirsin. Çok evliya divanları misaldir mevzuya.