Handan Dalsar

Dertli Sineler

DUA DUA ELLER KARINCALANMIŞ

Allahım, Efendimiz Muhammed'e, onun âl ve ashâbına, indiği günden itibâren tâ kıyâmete kadar, onu okuyan her okuyucunun her kelimesini okuması esnâsında Allah'ın izniyle hava dalgalarının aynasına yansıyan bütün Kur'ân kelimelerinin bütün harfleri adedince salât ve selâm eyle. Bize, anne ve babamıza, erkek ve kadın bütün müminlere bu salavâtlar adedince merhamet et. Bunu rahmetinle yap, ey merhametlilerin en merhametlisi! Duâmızı kabul buyur. Alemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun.

Âmin.


A+ R A-

İki oksijen bir pencere

Cumartesi, 17 Aralık 2011 20:44 Yayınlandığı yer ÖZGÜN YAZI

Dokun pencerenin koluna ve aç ki oksijen girsin içeri. Kıştır, üşürüm diyorsun. Ama oksijen alman için üşümeyi göze almak gerekiyor. Temizlenmek için ki ciğer hükmünde olan her azan için o oksijen lazım. Pencereyi yazın açmak kolaydı zira üşümek yoktu. Ama değil mi ki kulluğun zirvesi kışın açmaktı pencereyi. Ne demek istiyorum. Evet, kışın açılan pencereden içeri kar, yağmur, dolu, rüzgâr girecektir. Yukarıda ki söylediklerimizi biraz açalım.

Yazmak Karlar Altında

Pazartesi, 14 Kasım 2011 15:33 Yayınlandığı yer ÖZGÜN YAZI

Kelimelere aşiyan dokunmak gerektir ki narindir incinir

Kalem bazen bir kılıç, bazen bir gül kadar naif. Demek kalem değil kelam kalemin hükmünü yürütüyor.

Kalem elimde saati yok yazmanın kalbi hüzün ile acıtmanın.
Ve şimdi türkülerin cinaslı kafiyesi yağmurlarla dinlendir rahmetinle avut yüreğimi. Aksın damla damla ruhuma sevindir kuraklaşan yanlarımı ağlatma safi uykularımı

Yetim

Pazar, 14 Ağustos 2011 11:41 Yayınlandığı yer KATRE-İ FİKR

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Bir

Pazar, 14 Ağustos 2011 11:37 Yayınlandığı yer ÖZGÜN YAZI

Çarmıha gerilmiş uykularım, sessizliği geceden duygularım.
Düşleri düşmüştü o sokağın çakıl kokan yeşil çimenlerine. Eline dikenleri batmış çimen yeşili sebeplere
Kanıyor belki damla damla sokağın açılmayan sahifesine. Mürekkep gerek, yazmalı dağa taşa nereden bulacaksın kağıt kalem, işte kan işte gözyaşı, okunmayacak satır aralarını.
Ana fikrin yanağına kaçamak bir buse kondur, boşlukları bir bir doldur.

Gündüz geceyi sayıklar

Pazar, 14 Ağustos 2011 11:26 Yayınlandığı yer ÖZGÜN YAZI

Neden aşıklar görülmek istemez. Aşkın kuralı iki gözden başkasını istemez.
Bu yüzden mi kıymetli gecenin seherinde ruhumu ruhuna adamak.
Sen ki içimde tek huzurun tek nedeni
Bazen dayanamıyorum hasretine aşığın sabırsızlığı çöküyor sineme
Kavuşmak terk etmek istiyorsun korkuyor akıbetten mühlet istiyorsun.
Benim binamın harcı cümlelerim aşkımın serenatı Sana

Seyran-ı Yar

Pazar, 14 Ağustos 2011 11:20 Yayınlandığı yer ŞİİR

Hayat treninde uzaklara bakan bir çift gözüm var.
Rüyalara dalan ama hep aynı rüyayı gören bir hülyam var.
Sevgiyi sevdiğine baş eğmekte bulan bir yanım var.
Dilimden söz diye aksada gönlümde hicranı var.

Korların kırmızında gör beni.
Değirmenin taşında ezilen buğdayda gör beni.
Hasretin bitmez hüznünde gör beni.
Bir yudum çayın sevdasında gör beni.

Nağme-i Aşk

Pazar, 14 Ağustos 2011 11:16 Yayınlandığı yer ÖZGÜN YAZI

Bir gün anlarsın bu sazın telinden. Bir gün yakalarsın aşkın elinden. Sözün nağmedir sevda dilinden. Arşa aşk diye yükselir yüreğinden.
Yağmurlar anlar benim dilimden. Islanan anlar benim sözümden. Yanmak karıdır bu aşka ta derinden. Gönül bir bakış ister en sevgiliden.
Gül dokunuşu gibi gel ey yar.

Buzdan dilekçe

Pazar, 14 Ağustos 2011 10:01 Yayınlandığı yer ÖZGÜN YAZI

An be an daralıyor güneş ufkunun girdabı. Bir yaprak kopuyor hüzün takviminin dalından. Ve insan kayboluyor batan gün gibi şehri-i istanbulun caddelerine.Gözler bir kubbe arıyor af dileyecek alna. Uzun gecelerin heybesine yükledim gecelerin ağır yükünü. Heybe ağır heybeye yük ağır ve insan yanılmanın seherinde ne kadar sağır.

Akşamın son demi

Çarşamba, 03 Ağustos 2011 06:18 Yayınlandığı yer ŞİİR

Hülyalara dal ey gönül şimdi.
Vuslatın çekilmez acı yaktın beni.
Eller bilmez ki benim derdimi.
Budur resmin son hali.

Yağmurlar yıkasın yüreğini.
Hüzün mü boyadı böyle seni.
Kim ki halinde ki resmin sahibi.
Yüreğe Senden(c.c) gayrı yok ebedi.

Ve karanlık...

Çarşamba, 03 Ağustos 2011 06:07 Yayınlandığı yer HİKAYE

Hava kararmış vakit ilerlemişti. Aslında o saatlarde dışarda olmamaya çalışırdı. Fakat bu sefer işleri oldukça uzun sürmüştü. Otobüsten inmiş evine doğru yol alıyordu. Aslında biraz ürkek tavırlar ile yürüsede bunu belli etmemeye çalışıyordu. İndiği yer, eve biraz uzaktı. Sanırım bu yüzdendi korkusu . Sonra ürkek adımlarla yol almaya başladı. Cadde ışıklarıda çok iyi değil di. Yani yol karanlıktı. Ve o ,o yolda yapayalnız yürüyordu.

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  7 
  •  8 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 / 8

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Her insanın bir ideali olmalı geceleri başını okşadığı. İnsanın bir ideali olmalı gözyaşı ile suladığı. İnsanın bir ideali olmalı bir saf çocuk masumluğunda geceleri üzerini örttüğü. Gözler yüreğin aynasıdır. Süzülmeli en derinden.

Devamı

Ey kardeşim! Sen de farketmişsindir ki huzur zannettiğin bazı anlarda dahi araya bir üçüncü kişi girer, seni denetler.
Aman dikkat! Değil üçüncü kişi, ikinci bile fazladır o hal için...

Hasret kokan bir ayrılık ve mahzun bakışlı bir zavallı...
Gözden düşen sadece damla olsaydı keşke... Nice değerler düştü gözden, şimdi ayak altında... Bir zamanlar o ateşin hararetini dindiren damlalar, şimdi başka yere, boş yere düşüyor. Ağlamak da en çok Yiğide yakışıyor. Çünkü o kurbiyetin verdiği bu'diyet için ağlar. Yaklaştıkça yanar, yandıkça ağlar... Onun gözyaşları, semeresi merhamet pınarları olan tohumlardır. Aciz olanı Kudret-i Sonsuz'a bağlayan rabıtadır.

'Kaderine razı ol.Gör bak strest neyim kalmaz' dedi yaşlı bir teyze.Ve dinledim soluksuzca atan nefsimi. Haykırarak razı ol, razı ol dedim.

Asılı duran her yağmur damlasına koşuyorum...
Ben böyle hayaller kurarım anne!..Okşanası,umutlanası hayaller...

Bazan ben de bie Necip Fazıl gibi veya bir Cemil Meriç gibi kelimelere ilan-ı harp edesim geliyor. Ama suç onlarda değil. Olmayan kelimelerde...
Bu yüzden ıstılahı çok severim. Çünkü bir sayfalık bir manayı bir kelimede cem edersin. O kelime ile düşünür, o kelime ile fikir ifade edersin.
Ha bir de şiiri severim... Kelimeye gelmeyen hislerini, duygularını bir dörtlüğe dökebilirsin. Çok evliya divanları misaldir mevzuya.