Öldür ölümü

Dertli Sineler

DUA DUA ELLER KARINCALANMIŞ

Allahım,

Risâlet semâsının güneşi, nübüvvet burcunun ayı olan yüce Peygambere (a.s.m.), onun hidâyet yıldızları olan Al ve Ashâbına salât ve selâm eyle. Bize, erkek ve kadın mü'minlere merhamet et.

Amin, âmin, âmin.


A+ R A-
Perşembe, 03 Şubat 2011 12:33
Oy ver
(3 oy)

Öldür ölümü

Evet, insan sonsuza taliptir. İnsan fanidir ama bakiye ister. Sözgelimi sana deseler şu meyve sadece şu ayda yetişir, tadı güzeldir.  Fakat yedikten sonra midene rahatsızlık verebilir. Ama şu meyve her mevsim yetişir tadı diğerinden çok daha güzeldir.  Bu meyve midene de şifadır. Sen hangisini seçersen sana onu vereceğiz. Akl-ı selim her insan'ın cevabı elbette aynı olacaktır.

Yani her mevsim ve diğerinden. Daha tatlı olanı. Evet Dünya meyvesi tatlıdır.  Ama daha midende inmeden elemi başlar. Bu yönü manevi yönü ile anlaşılmalıdır. Fakat eğer siz meyvevi gerçekten cisim olarak bile alsanız durum değişmez. Bilenler bilir ki bu Dünyada yenen her ne ise sadece yediğiniz sürede zevk verir. Yani boğazınızdan inmeye başladığı an zevk biter. Midenize indiğinde de bir zevk almazsınız. Yani hazım olayı olurken hiçbir şey hissetmezsiniz. Fakat diğer âlemde öyle olmayacak. Yediğiniz her neyse midenizde iken bile size zevk verecek. Yani zerrelere ayrılırken bile o güzel tadı hissedeceksiniz. Yani hangi yönü ile ele alırsanız alın durum aynı. Ebediyetle yoğrulan hayat  hep daha tatlıdır. Evet, ben şimdi ne anlattım acaba. Bu küçük bir örnektir. Daha nice örneklemeler yapılabilir.

Ebediyetleri dileyen insan azmetmeli ve hedefe kilitlenmelidir. Şimdi bir füze düşününüz. Gerekli
Koordinatlar verildiğine ateşlenirse sadece o hedefe kilitlidir, yön değişmeden gider hedefi bulur. Şimdi bizde hedefe kilitlenen, uğrunda "canım sana feda olsun" diyecek yürekler taşımalıyız. Elbet biz yakan yıkan değil yapan onaran olmak mülahazası ile hedefe kilitlenmeliyiz. Biz biliyoruz ki davamız ulvi ve hak olan bir dava öyle ise hakkı hak edene vermeli ömrü o istikamette tüketmeliyiz.

Bakınız insan hedefsiz yaşayamaz aslında. Mesela  basit bir örnek daha vereyim. Çocuk düşününüz 3-4 yaşında olsun. Şimdi bu çocuğun bile bir hedefi vardır. Nedir o . Bir bisiklet sahibi olmak mesela. Evet, bunun için çalışmayacak ama ailesini ikna etmekde onun yaşına göre gayretidir. O gayret bile bize örnek olmalı. Sevdiği şey için (sizin inandığınız şey) nasılda çaba gösterirler. Ve çoğu zamanda netice alırlar. Şimdi bir çocuk bile kendi çapında hedefler belirliyorsa ki bu yaşla birlikte değişkenlik arz eder. Öyle ise madem biz ötelerde cemalullah’a hedefledik elbet kolay olmayacak. Bizler bir sınavın figüranlarıyız. Tabiri caizse yönetmen Allah sana her şeyi söylüyor. Eğer söyle olursa netice bu söyle olursa netice şudur diyor.  Ama sen eğer yönetmene uymazsan bu film hiçbir zaman çekilmez. Çekilse de final hep hüsrandır.  Yönetmene teslim ol ki hayat filminin son perdesi rüy'etullah(Allah'ı görme) olsun. Tam teslimiyet ile yola çıkan yolcu yolun sahibine tevekkül ederse hiç şaşırmadan amacına ulaşacaktır.

Unutmayalım ki hiçbir yağmur sonsuza dek sürmez. Yani o kararan hava birden açılır . Bulutlar kaybolur güneş çıkar. Azot kokan toprak mis kokular bırakır ardında. Şimdi yağmur yağıyor diye vaz mı geçelim, Yağmur yağıyor diye güneşi yok mu sayalım, yağmur yağıyor diye bulutlar hep siyah mı diyelim. Gökyünüzü kapatsada  kara bulutlar siz bulutlar gidince aslında gökyüzünün mavi olduğunu bilirsiniz değil mi.  Allah hiçbir zamam iki hüznü ve iki mutluluğu bir anda vermez. Rabbe sarıl ve sığın bak ufukta rızay-ı ilahinin iç ferağlıgı var. Sen seni bil seni bileni de bil. Bildiğine de aşk de, vatan de, cennet de, ALLAH DE, bayrak de, efendim (s.a.v) de   sen bil ki bunlar ve sayamadıklarım senin özündür.  Özünü bilemeyen kendini bilemez. 

VE KIŞLAR BAHAR OLUR, UZAKLAR YAKIN...

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş alanların doldurulduğundan emin olunuz.

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Her insanın bir ideali olmalı geceleri başını okşadığı. İnsanın bir ideali olmalı gözyaşı ile suladığı. İnsanın bir ideali olmalı bir saf çocuk masumluğunda geceleri üzerini örttüğü. Gözler yüreğin aynasıdır. Süzülmeli en derinden.

Devamı

Ey kardeşim! Sen de farketmişsindir ki huzur zannettiğin bazı anlarda dahi araya bir üçüncü kişi girer, seni denetler.
Aman dikkat! Değil üçüncü kişi, ikinci bile fazladır o hal için...

Hasret kokan bir ayrılık ve mahzun bakışlı bir zavallı...
Gözden düşen sadece damla olsaydı keşke... Nice değerler düştü gözden, şimdi ayak altında... Bir zamanlar o ateşin hararetini dindiren damlalar, şimdi başka yere, boş yere düşüyor. Ağlamak da en çok Yiğide yakışıyor. Çünkü o kurbiyetin verdiği bu'diyet için ağlar. Yaklaştıkça yanar, yandıkça ağlar... Onun gözyaşları, semeresi merhamet pınarları olan tohumlardır. Aciz olanı Kudret-i Sonsuz'a bağlayan rabıtadır.

'Kaderine razı ol.Gör bak strest neyim kalmaz' dedi yaşlı bir teyze.Ve dinledim soluksuzca atan nefsimi. Haykırarak razı ol, razı ol dedim.

Asılı duran her yağmur damlasına koşuyorum...
Ben böyle hayaller kurarım anne!..Okşanası,umutlanası hayaller...

Bazan ben de bie Necip Fazıl gibi veya bir Cemil Meriç gibi kelimelere ilan-ı harp edesim geliyor. Ama suç onlarda değil. Olmayan kelimelerde...
Bu yüzden ıstılahı çok severim. Çünkü bir sayfalık bir manayı bir kelimede cem edersin. O kelime ile düşünür, o kelime ile fikir ifade edersin.
Ha bir de şiiri severim... Kelimeye gelmeyen hislerini, duygularını bir dörtlüğe dökebilirsin. Çok evliya divanları misaldir mevzuya.