Etikete göre gösterilen ögeler: ahiret

Dertli Sineler

DUA DUA ELLER KARINCALANMIŞ

Ey İlahi huzurunda olduğumuzu hissetmek, hoşlandığımız şeylerin yanında olmaktan daha hayırlı olan Sensin! Sen her türlü noksan ve kusurdan münezzehsin. Senden başka ilah yok ki bize eman etsin. Bizi cehennem azabından muhafaza eyle!


A+ R A-

Öldür ölümü

Perşembe, 03 Şubat 2011 12:33 Yayınlandığı yer MAKALE

Evet, insan sonsuza taliptir. İnsan fanidir ama bakiye ister. Sözgelimi sana deseler şu meyve sadece şu ayda yetişir, tadı güzeldir.  Fakat yedikten sonra midene rahatsızlık verebilir. Ama şu meyve her mevsim yetişir tadı diğerinden çok daha güzeldir.  Bu meyve midene de şifadır. Sen hangisini seçersen sana onu vereceğiz. Akl-ı selim her insan'ın cevabı elbette aynı olacaktır.

İmtihan

Pazartesi, 24 Ocak 2011 20:03 Yayınlandığı yer TENVİRÂT

Dünyaya gönderiliş gayemizi hepimiz biliyoruz çok şükür. Allah başıboş bırakmamış, her devirde bir peygamber ve bir rehber göndererek ışıklandırmıştır bugünümüzü ve yarınımızı. Ve dünyanın bir geçiş yeri olduğunu defaatle hatırlatmıştır. Yani hayatın bir oyun ve oyalamadan ibaret olduğunu ve buna göre kendimize her daim çeki düzen vermemizi öğütlemiştir bizi kâinatın efendisi Hz. Muhammed. (s.a.v)

Dünyamız ne kadar dar, ne kadar geniş?

Pazartesi, 10 Ocak 2011 16:35 Yayınlandığı yer TENVİRÂT

Herkes olaylara, kişilere, dünyasına belli bir perspektiften kendine has bir bakış açısıyla, yaşam tarzıyla belli ölçülerde bakar. Herkes gönül enginliğince veya kesafetince, dünyasının genişliğiyle veya darlığıyla, bakışının feraseti veya körlüğüyle, anlayışının kıtlığı veya genişliğince, meselelere uzaktan veya yakından, alçaktan veya tepeden bakışıyla değerlendirme ve hükümlerde bulunur. Buna bağlı olarak hayatına şekil verir; ya boş, faidesiz, dar dünyasına hapsolmuş, meyvesiz cehennem gibi bir ömür ya da baki meyveler veren cenneti andıran bir hayatla yaşarız.

Baharın müjdeleyicisi

Perşembe, 06 Ocak 2011 16:28 Yayınlandığı yer ÖZGÜN YAZI

Sela sesi yükseliyor yine bir minareden. Yine hayallerine ve umutlarına el sallayıp gitti bu diyardan birileri. "Zaman göçmek zamanadır" dercesine.

Ne anlatır bize Sela sesleri, camilerin avlusunda ki musalla taşları, mezarların mermerleri üzerine yazılan doğum ve ölüm tarihleri, ne anlatır bizlere? Benim aklıma gelen tek şey, "bir varmış bir yokmuş" demek oluyor. Çünkü dünya hayatı bir kapıdan girip, öbür kapıdan çıkmak gibidir.

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Her insanın bir ideali olmalı geceleri başını okşadığı. İnsanın bir ideali olmalı gözyaşı ile suladığı. İnsanın bir ideali olmalı bir saf çocuk masumluğunda geceleri üzerini örttüğü. Gözler yüreğin aynasıdır. Süzülmeli en derinden.

Devamı

Ey kardeşim! Sen de farketmişsindir ki huzur zannettiğin bazı anlarda dahi araya bir üçüncü kişi girer, seni denetler.
Aman dikkat! Değil üçüncü kişi, ikinci bile fazladır o hal için...

Hasret kokan bir ayrılık ve mahzun bakışlı bir zavallı...
Gözden düşen sadece damla olsaydı keşke... Nice değerler düştü gözden, şimdi ayak altında... Bir zamanlar o ateşin hararetini dindiren damlalar, şimdi başka yere, boş yere düşüyor. Ağlamak da en çok Yiğide yakışıyor. Çünkü o kurbiyetin verdiği bu'diyet için ağlar. Yaklaştıkça yanar, yandıkça ağlar... Onun gözyaşları, semeresi merhamet pınarları olan tohumlardır. Aciz olanı Kudret-i Sonsuz'a bağlayan rabıtadır.

'Kaderine razı ol.Gör bak strest neyim kalmaz' dedi yaşlı bir teyze.Ve dinledim soluksuzca atan nefsimi. Haykırarak razı ol, razı ol dedim.

Asılı duran her yağmur damlasına koşuyorum...
Ben böyle hayaller kurarım anne!..Okşanası,umutlanası hayaller...

Bazan ben de bie Necip Fazıl gibi veya bir Cemil Meriç gibi kelimelere ilan-ı harp edesim geliyor. Ama suç onlarda değil. Olmayan kelimelerde...
Bu yüzden ıstılahı çok severim. Çünkü bir sayfalık bir manayı bir kelimede cem edersin. O kelime ile düşünür, o kelime ile fikir ifade edersin.
Ha bir de şiiri severim... Kelimeye gelmeyen hislerini, duygularını bir dörtlüğe dökebilirsin. Çok evliya divanları misaldir mevzuya.