Etikete göre gösterilen ögeler: hayat

Dertli Sineler

DUA DUA ELLER KARINCALANMIŞ

Allahım!
Şeytana ve nefsimize kızmakla oyalanmamızı engelle,
İyilik yaparak ve dua ederek bu büyük cihadımızda bizi kazançlı çıkar.


A+ R A-

Hayat Senfoniniz nasıl duyuluyor ?

Salı, 25 Ocak 2011 18:50 Yayınlandığı yer TENVİRÂT

Duygular, hisler, emeller, arzular, vehimler ve mülahazalar, rüya ve hayaller ve daha ismini koyamadığımız birçok şeyler…

Maddiyat itibariyle çok aza ve uzuvlarla donatılmış olan insan maneviyat cihetiyle ondan çok daha muazzam cihazlanmış hissiyatlar ile yaşamaktadır. Öyle ki, iç âlemimiz görünen, zahiri varlığımızdan çok fazla geniş çok daha hayret-engizdir. O kadar ki, sanki her biri yaşanılacak ayrıbir dünya, görülüp izlenecek ayrı bir âlem, mahfi sırların anahtarı ve keşşafı olacak mahiyette sınırını çizemediğimiz bir genişliğe sahip.

Hayat

Salı, 25 Ocak 2011 10:57 Yayınlandığı yer ÖZGÜN YAZI

İçim acıyor bazen. Hoşuma gitmeyen olaylar karşısında kendimi çabuk salıveriyorum galiba. Dünyanın bir imtihan meydanı olduğunu unutuyorum nedense her defasında. Neden acaba?  Tevekkülsüzlüğümden kaynaklanıyor belki de. Başımıza gelen içimizi acıtan olaylara imtihan gözüyle bakmayı beceremiyoruz çoğu zaman. Sabır yumağına sarılıp, Allah'a sığınıp beklemiyoruz.

Serüven

Pazartesi, 24 Ocak 2011 20:12 Yayınlandığı yer TENVİRÂT

Hayat bir serüven. Bir roman sanki. Hepimiz bu romanın kahramanlarıyız. Uzun bir yol kimisi için, kimisi için kısacık. Her insan bir dünya. Ya da her insan ayrı bir roman, bir kitap.

Zamana tutunuyor ellerimiz, hiç bırakmamak üzere. Ötelerin hayalini kuran o kadar az insan var ki. Zamanın hızla akması ve ellerimizin her geçen gün zamanın ipinden kayması çokta kaygılandırmıyor bizleri sanki. O kadar vazgeçilmez görüyoruz ki kendimizi, hiç bitmeyen rüyaların seyrine kapılmış gidiyoruz. Ayağımızın takılması bile uyandırmıyor bizi ne yazık ki.

Bir yol notu

Çarşamba, 12 Ocak 2011 21:23 Yayınlandığı yer KATRE-İ FİKR

"E-5'e nerden çıkılır abi?" ...Adana menzilinin son sorusu...
Şu hayat dahi bir yolculuktur. Hayır son durak kabir değildir. O cesedin son durağı sayılır. Benim kastım hayat içindeki manevi yolculuk. Bir arayış...
Önemli olan neyi ve kimi aradığındır. Neyi aradığını bilmeyen insan aradığını bulamaz. Bulsa da farkına varamaz.

İnsan ki bir muamma

Pazartesi, 03 Ocak 2011 09:28 Yayınlandığı yer MAKALE

Gel seninle insani masaya yatirip, ustunde bir iki nester sallayalim...
Insan denilen, camid maddeden farklidir. Camid maddeden olusmustur ama onda ayrica baska seyler de vardir... Hayat gibi...
Insan denilen, nebattan da farklidir. Nebati hayati da vardir ama onda ayrica baska seyler de vardir... Ruh gibi...
Insan denilen, hayvandan da farklidir. Hayvandaki gibi ruhu da vardir ama onda ayrica baska seyler de vardir... Suur gibi...
Insan denilen, meleklerden de farklidir. Meleklerdeki gibi suur da vardir ama onda ayrica baska seyler de vardir... Irade gibi...

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Her insanın bir ideali olmalı geceleri başını okşadığı. İnsanın bir ideali olmalı gözyaşı ile suladığı. İnsanın bir ideali olmalı bir saf çocuk masumluğunda geceleri üzerini örttüğü. Gözler yüreğin aynasıdır. Süzülmeli en derinden.

Devamı

Ey kardeşim! Sen de farketmişsindir ki huzur zannettiğin bazı anlarda dahi araya bir üçüncü kişi girer, seni denetler.
Aman dikkat! Değil üçüncü kişi, ikinci bile fazladır o hal için...

Hasret kokan bir ayrılık ve mahzun bakışlı bir zavallı...
Gözden düşen sadece damla olsaydı keşke... Nice değerler düştü gözden, şimdi ayak altında... Bir zamanlar o ateşin hararetini dindiren damlalar, şimdi başka yere, boş yere düşüyor. Ağlamak da en çok Yiğide yakışıyor. Çünkü o kurbiyetin verdiği bu'diyet için ağlar. Yaklaştıkça yanar, yandıkça ağlar... Onun gözyaşları, semeresi merhamet pınarları olan tohumlardır. Aciz olanı Kudret-i Sonsuz'a bağlayan rabıtadır.

'Kaderine razı ol.Gör bak strest neyim kalmaz' dedi yaşlı bir teyze.Ve dinledim soluksuzca atan nefsimi. Haykırarak razı ol, razı ol dedim.

Asılı duran her yağmur damlasına koşuyorum...
Ben böyle hayaller kurarım anne!..Okşanası,umutlanası hayaller...

Bazan ben de bie Necip Fazıl gibi veya bir Cemil Meriç gibi kelimelere ilan-ı harp edesim geliyor. Ama suç onlarda değil. Olmayan kelimelerde...
Bu yüzden ıstılahı çok severim. Çünkü bir sayfalık bir manayı bir kelimede cem edersin. O kelime ile düşünür, o kelime ile fikir ifade edersin.
Ha bir de şiiri severim... Kelimeye gelmeyen hislerini, duygularını bir dörtlüğe dökebilirsin. Çok evliya divanları misaldir mevzuya.