Etikete göre gösterilen ögeler: iman

Dertli Sineler

DUA DUA ELLER KARINCALANMIŞ

Allahım! Âlemlere rahmet olarak gönderdiğin Efendimize ve bütün âl ve ashabına salât et.
Amin!


A+ R A-

Fıtratı karalıyor

Perşembe, 06 Ocak 2011 14:41 Yayınlandığı yer ŞİİR

Manevra meydanında, koç yiğitler denenir,
İman eden mü-minler, cennetle müjdelenir,
Her kul acz ve fakriyle, O sultana güvenir.
Hadım-ul kur’an kullar, şeytanı paralıyor.

Her taraftan kesmiştir, zalim nefis yolları,
Sarıl kur’an nuruna, davran sıva kolları,
Meydan dar-ul imtihan, sorulmuş soruları,
Nefse uyan tembeller, buram buram terliyor.

Bilim ve Marifetullah Analizi

Pazartesi, 03 Ocak 2011 09:35 Yayınlandığı yer TENVİRÂT

Bediüzzaman hazretleri der ki: "beşeriyetin en büyük makamı, iman-ı billâh içindeki marifetullahtır. " 20. Mektub

Marifetullaha ulaşmaya belki en büyük vesile olan tefekkür ameliyesi, elbetteki bir vasıtaya ve malzemeye ihtiyaç duyar. İman-ı billahtan sonra akleden bir kalp bu tefekkürün vasıtası iken, enfüsi (iç) ve afaki (dış) malumatlar da bu ameliyenin malzemeleridir.
Bilimin gayesi denilince bir kısım insanlar kainatı anlamaya çalışmak derken, diğer bir kısım insanlar da Kainatı anlamlandırarak Allah'ın isimlerini ve sıfatlarını anlamaya çalışmak olarak tanımlarlar. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus, bilimdeki buluş ve keşiflerin sadece insandaki hayret hisleri saikası ile Cenab-ı Hakkın varlığına birer delil olarak gösterilmesi ve kullanılması bilimden nasibin yeterince olmamasına işaret etmesidir.

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Her insanın bir ideali olmalı geceleri başını okşadığı. İnsanın bir ideali olmalı gözyaşı ile suladığı. İnsanın bir ideali olmalı bir saf çocuk masumluğunda geceleri üzerini örttüğü. Gözler yüreğin aynasıdır. Süzülmeli en derinden.

Devamı

Ey kardeşim! Sen de farketmişsindir ki huzur zannettiğin bazı anlarda dahi araya bir üçüncü kişi girer, seni denetler.
Aman dikkat! Değil üçüncü kişi, ikinci bile fazladır o hal için...

Hasret kokan bir ayrılık ve mahzun bakışlı bir zavallı...
Gözden düşen sadece damla olsaydı keşke... Nice değerler düştü gözden, şimdi ayak altında... Bir zamanlar o ateşin hararetini dindiren damlalar, şimdi başka yere, boş yere düşüyor. Ağlamak da en çok Yiğide yakışıyor. Çünkü o kurbiyetin verdiği bu'diyet için ağlar. Yaklaştıkça yanar, yandıkça ağlar... Onun gözyaşları, semeresi merhamet pınarları olan tohumlardır. Aciz olanı Kudret-i Sonsuz'a bağlayan rabıtadır.

'Kaderine razı ol.Gör bak strest neyim kalmaz' dedi yaşlı bir teyze.Ve dinledim soluksuzca atan nefsimi. Haykırarak razı ol, razı ol dedim.

Asılı duran her yağmur damlasına koşuyorum...
Ben böyle hayaller kurarım anne!..Okşanası,umutlanası hayaller...

Bazan ben de bie Necip Fazıl gibi veya bir Cemil Meriç gibi kelimelere ilan-ı harp edesim geliyor. Ama suç onlarda değil. Olmayan kelimelerde...
Bu yüzden ıstılahı çok severim. Çünkü bir sayfalık bir manayı bir kelimede cem edersin. O kelime ile düşünür, o kelime ile fikir ifade edersin.
Ha bir de şiiri severim... Kelimeye gelmeyen hislerini, duygularını bir dörtlüğe dökebilirsin. Çok evliya divanları misaldir mevzuya.