Nurullah Dağ

Dertli Sineler

DUA DUA ELLER KARINCALANMIŞ

Rahmân'ın dünya ve Cennetler dolusu salât ve selâmı onun üzerine olsun. Allahım! Kulun ve resûlün olan, iki cihanın efendisi, iki âlemin medâr-ı iftiharı, iki dünyanın hayat vesîlesi, dünya ve âhiret saadetinin sebebi, peygamberlik ve kulluk olmak üzere iki mânevî kanadın sahibi, ins ve cinnin peygamberi olan Habîbine, onun bütün âl ve ashâbına, kardeşleri olan diğer peygamber ve resûllere salât ve selâm eyle.

Âmin.


A+ R A-

Nurullah Dağ

1981 yılında Erzurum’da dünyaya geldi. İyi bir hafız olan babasında başladığı hafızlığını İstanbulun güzide kurra hafızlarından Hayati Kılıç hocaefendide ikmal etti. İlk, orta ve lise öğrenimini Erzurum’da, lisans eğitimini ise İstanbul'da Marmara Üniversitesi'nde tamamladı. 2008-2009 eğitim sezonunda Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsüne bağlı Din Eğitimi Bölümünde yüksek lisansa başladı. “Kur’an’da Felah Öğretisi” isimli tez çalışmasını 2010 eğitim sezonunda tamamlayarak mezun oldu. Ayrıca, din eğitimi bağlamında değerlendirmek suretiyle “Kur’an-ı Kerim’i güzel okuma ve öğrenme metodları” ve “Din Eğitiminde Kur’an Tilavetinin Önemi” üzerine de büyük bir proje yürütmektedir. En büyük tutkusu, “Kur’an Tilavetinin” şahsiyet üzerinde yaptığı manevi etkiyi ortaya koyabilmektedir. Bu sebeple, çalışmaları genel itibariyle din eğitimi üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Web sitesi adresi:

Kur’an Tilavetinde Mısır ve Mısırlı Hafızlar

Pazar, 06 Şubat 2011 10:52 Yayınlandığı yer MAKALE

Afrika, sıcak bir ülke olmasının yanında aylarca yağmur almaz. Bundan dolayı, bu büyük kıtanın pek çok yeri kuraktır. Ülkenin o bölümleri çöllerle kaplıdır. İşte, Mısır’ın sağı ve solu da bu durumdadır. Mısır’da da aslında çok az yağmur yağar. Ama orada yağmura pek ihtiyaç yoktur, çünkü Nil ırmağı boydan boya ülkenin ortasından akar gider.

 

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Her insanın bir ideali olmalı geceleri başını okşadığı. İnsanın bir ideali olmalı gözyaşı ile suladığı. İnsanın bir ideali olmalı bir saf çocuk masumluğunda geceleri üzerini örttüğü. Gözler yüreğin aynasıdır. Süzülmeli en derinden.

Devamı

Ey kardeşim! Sen de farketmişsindir ki huzur zannettiğin bazı anlarda dahi araya bir üçüncü kişi girer, seni denetler.
Aman dikkat! Değil üçüncü kişi, ikinci bile fazladır o hal için...

Hasret kokan bir ayrılık ve mahzun bakışlı bir zavallı...
Gözden düşen sadece damla olsaydı keşke... Nice değerler düştü gözden, şimdi ayak altında... Bir zamanlar o ateşin hararetini dindiren damlalar, şimdi başka yere, boş yere düşüyor. Ağlamak da en çok Yiğide yakışıyor. Çünkü o kurbiyetin verdiği bu'diyet için ağlar. Yaklaştıkça yanar, yandıkça ağlar... Onun gözyaşları, semeresi merhamet pınarları olan tohumlardır. Aciz olanı Kudret-i Sonsuz'a bağlayan rabıtadır.

'Kaderine razı ol.Gör bak strest neyim kalmaz' dedi yaşlı bir teyze.Ve dinledim soluksuzca atan nefsimi. Haykırarak razı ol, razı ol dedim.

Asılı duran her yağmur damlasına koşuyorum...
Ben böyle hayaller kurarım anne!..Okşanası,umutlanası hayaller...

Bazan ben de bie Necip Fazıl gibi veya bir Cemil Meriç gibi kelimelere ilan-ı harp edesim geliyor. Ama suç onlarda değil. Olmayan kelimelerde...
Bu yüzden ıstılahı çok severim. Çünkü bir sayfalık bir manayı bir kelimede cem edersin. O kelime ile düşünür, o kelime ile fikir ifade edersin.
Ha bir de şiiri severim... Kelimeye gelmeyen hislerini, duygularını bir dörtlüğe dökebilirsin. Çok evliya divanları misaldir mevzuya.