Öğrenilmiş çaresizliğim

Dertli Sineler

DUA DUA ELLER KARINCALANMIŞ

"Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalblerimizi sapıklığa meylettirme. Yüce katından bize bir rahmet bağışla. Muhakkak ki veren Sensin, dua edip istediklerimizi bize bağışlayan Sensin." Âl-i İmrân Sûresi: 3:8.
Amin!


A+ R A-
Perşembe, 03 Şubat 2011 12:37
Oy ver
(2 oy)

Öğrenilmiş çaresizliğim

Öğrenilmiş çaresizliklerin iç burkan deryasında yeninden demek belki, yeninden yenilenmek belki.

Hani bir bahar vardı ya devşirilmemiş hiç dokunulmamış. Hani bir göz yardı ya çaresizliklerin yakıştığı. Kışların üşütmediği yazların ısıtmadığı.

Öğrenmek neydi? Bir mevsimi daha devirmek mi? Yoksa mevsimlerde devrilmek mi?

Kalmaz kararım söylemez dilim. Yokluğun için de kaybolan varlığın dizüstü çökmüş bakışlarında gizli tüm hıçkırıklar.

Neydi yüreğin dizginini elinden bıraktıran ve meydi yüreği böyle avutan. Diller kelamını kafesli bakışlarda bulmuşsa madem. Varsın bakışlar kelepçeli kalsın hapsinde sabahın.

Kelimeler düşler düşünde iç çekerken yalnız adımların kaldırımı olmak düştü düşlerin beyazına. Beyaz atın ayak seslerinde ruhun sancıları var.

Düşler ülkesinden gelinir mi yanız adımların kanatlarında ki ses ve belki ağlayan ses.

Kelimenin kafiyesi heceler değildir her zaman manadır heceyi kafiyeli yapan.

Kaldırma kuvvetinin kaldıramayacağı şey sensizlik(c.c)  mi ?Bir elmamıydı dünyaya evet var dedirten.

Muamma içre bakışların serencamın da kör düğüm olmuş bir ayak izleri var. Her ayak izinde kaybolmaya ağıtlı bir beden var. Konuşmak yersiz, gözlerin her cümlede iç yakan izi var.

Kör bir bakışın dünyasında hapse razılık var. Benlerden bir beden olmaya yol var. Tek bir ses tek bir nefes olmak var. Olmamanın kuytusunda olmanın sessiz sesi var.

Zor bu diyarda evsiz barksız olmak. Zor her nefeste hasret solumak. Demek belki elimde ki ekmek hala taze ve hala sıcak. Bir lokmanın tadında ne sen kalır ne seni sensizleştiren  .

Gönül hapsinde kelepçeli olana mahkum muhkemdir ezelden ebede.

Uzaklık manası ne yer ne zaman belki gönüldür onu mesafeli kılan.

Hayatın süzgecinde süzgece takılanlar alta geçen midir üstte kalan mıdır kimbilir. Un elenince alt kısımda kalan alınır üsttekiler atılır.

Manadan azalı olmak dilemez çaresizlik.

Hak Teala kalp atışlarında bir cennet gizlemiştir. Her atışında bir kainatın ayak izleri vardır.

Ummanda katre sevdası dahi gönül özünden sevda gerektirir. Özlüğün birliğinde dermanın yaranın özünde gizli olduğu gerçeği ile olabilmek duası ile…

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş alanların doldurulduğundan emin olunuz.

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Her insanın bir ideali olmalı geceleri başını okşadığı. İnsanın bir ideali olmalı gözyaşı ile suladığı. İnsanın bir ideali olmalı bir saf çocuk masumluğunda geceleri üzerini örttüğü. Gözler yüreğin aynasıdır. Süzülmeli en derinden.

Devamı

Ey kardeşim! Sen de farketmişsindir ki huzur zannettiğin bazı anlarda dahi araya bir üçüncü kişi girer, seni denetler.
Aman dikkat! Değil üçüncü kişi, ikinci bile fazladır o hal için...

Hasret kokan bir ayrılık ve mahzun bakışlı bir zavallı...
Gözden düşen sadece damla olsaydı keşke... Nice değerler düştü gözden, şimdi ayak altında... Bir zamanlar o ateşin hararetini dindiren damlalar, şimdi başka yere, boş yere düşüyor. Ağlamak da en çok Yiğide yakışıyor. Çünkü o kurbiyetin verdiği bu'diyet için ağlar. Yaklaştıkça yanar, yandıkça ağlar... Onun gözyaşları, semeresi merhamet pınarları olan tohumlardır. Aciz olanı Kudret-i Sonsuz'a bağlayan rabıtadır.

'Kaderine razı ol.Gör bak strest neyim kalmaz' dedi yaşlı bir teyze.Ve dinledim soluksuzca atan nefsimi. Haykırarak razı ol, razı ol dedim.

Asılı duran her yağmur damlasına koşuyorum...
Ben böyle hayaller kurarım anne!..Okşanası,umutlanası hayaller...

Bazan ben de bie Necip Fazıl gibi veya bir Cemil Meriç gibi kelimelere ilan-ı harp edesim geliyor. Ama suç onlarda değil. Olmayan kelimelerde...
Bu yüzden ıstılahı çok severim. Çünkü bir sayfalık bir manayı bir kelimede cem edersin. O kelime ile düşünür, o kelime ile fikir ifade edersin.
Ha bir de şiiri severim... Kelimeye gelmeyen hislerini, duygularını bir dörtlüğe dökebilirsin. Çok evliya divanları misaldir mevzuya.