Ay vururken pencereye

Dertli Sineler

DUA DUA ELLER KARINCALANMIŞ

Allahım,

Risâlet semâsının güneşi, nübüvvet burcunun ayı olan yüce Peygambere (a.s.m.), onun hidâyet yıldızları olan Al ve Ashâbına salât ve selâm eyle. Bize, erkek ve kadın mü'minlere merhamet et.

Amin, âmin, âmin.


A+ R A-
Perşembe, 03 Şubat 2011 12:58
Oy ver
(6 oy)

Ay vururken pencereye

Hatıralar, unutulmuş yalnızlığın ayak seslerinde kaldılar.

Zemheri soğuğunda gül kurusu düşüyor eylülün bağrına...

Bu sokakların girdaplı penceresinden seyrederken dünyayı kalmışım yine yarım ve yamalı.
Ay geceye düştü gecelerden gündüze serap susuzluğu düştü.

Gitmek ve düşmek yollara küheylanlar gibi şahlanarak ama  yalnız
Kalmak yine sokaklarda yapayalnız ve başı iki elinin arasında kararsız.
Ve gizledim sırrı siyah yağan karın her damlasında cansız
Hasret burası zemheri burası ağlayan bebeğin çığlığı burası bilmedim neresi burası
Düş yine derin kıyılara uçurum yalnızlığında.
Bir yankı bulsun sesin şu şafağa inen gecede.
Gökkuşağının renklerinde bir bahar var. Bahar değilse için bilmem gökkuşağında ne var. Yanılan yanda hep hüzün ve gözyaşı var.
Karanlık geceler gecesi hep aynı heceyi heceler . Anlatır mı bu yangını kifayetsiz kelimeler.
Yorgunum şimdi kırgın ve yaralı. Dermeyin derdi halim pek karalı. Allah varsa dilde bu her şeyin tek kuralı.
Bir masum düşü bıraktım el sallayan bahara.
Sebir’e git ey gönül orada bir yer bul kaybolmuşluğuna.

Salhaneye düştü başım ve düştü gönül aşım kara tencereye. Piştikçe pişti yandıkça yandı sözüm yok kaldım bir sehere. Korkuyor karanlıklar güneşsiz olur mu yare
Cam parçaları batıyor kıymık kıymık gözlerin bebeğine.

Kuş kanadında hapis girdaplar var gelmeyen sabaha. Gözyaşı harcı kaç kez düşecek ah vahlara. Sözüm  Göl kıyısında çöl yarası ile kalanlara…

Elmas hükmün nedir ki bildin mi sana yine kömür olmak mı düştü bilmeyen ellerde

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş alanların doldurulduğundan emin olunuz.

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Her insanın bir ideali olmalı geceleri başını okşadığı. İnsanın bir ideali olmalı gözyaşı ile suladığı. İnsanın bir ideali olmalı bir saf çocuk masumluğunda geceleri üzerini örttüğü. Gözler yüreğin aynasıdır. Süzülmeli en derinden.

Devamı

Ey kardeşim! Sen de farketmişsindir ki huzur zannettiğin bazı anlarda dahi araya bir üçüncü kişi girer, seni denetler.
Aman dikkat! Değil üçüncü kişi, ikinci bile fazladır o hal için...

Hasret kokan bir ayrılık ve mahzun bakışlı bir zavallı...
Gözden düşen sadece damla olsaydı keşke... Nice değerler düştü gözden, şimdi ayak altında... Bir zamanlar o ateşin hararetini dindiren damlalar, şimdi başka yere, boş yere düşüyor. Ağlamak da en çok Yiğide yakışıyor. Çünkü o kurbiyetin verdiği bu'diyet için ağlar. Yaklaştıkça yanar, yandıkça ağlar... Onun gözyaşları, semeresi merhamet pınarları olan tohumlardır. Aciz olanı Kudret-i Sonsuz'a bağlayan rabıtadır.

'Kaderine razı ol.Gör bak strest neyim kalmaz' dedi yaşlı bir teyze.Ve dinledim soluksuzca atan nefsimi. Haykırarak razı ol, razı ol dedim.

Asılı duran her yağmur damlasına koşuyorum...
Ben böyle hayaller kurarım anne!..Okşanası,umutlanası hayaller...

Bazan ben de bie Necip Fazıl gibi veya bir Cemil Meriç gibi kelimelere ilan-ı harp edesim geliyor. Ama suç onlarda değil. Olmayan kelimelerde...
Bu yüzden ıstılahı çok severim. Çünkü bir sayfalık bir manayı bir kelimede cem edersin. O kelime ile düşünür, o kelime ile fikir ifade edersin.
Ha bir de şiiri severim... Kelimeye gelmeyen hislerini, duygularını bir dörtlüğe dökebilirsin. Çok evliya divanları misaldir mevzuya.