Gönül

Dertli Sineler

DUA DUA ELLER KARINCALANMIŞ

"Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Sensin." Bakara Sûresi: 2:32.


A+ R A-
Çarşamba, 27 Temmuz 2011 17:20
Oy ver
(1 Oy)

Gönül

Öyle bir kelime ki vurdu yine bir yerlerden ki o gönüldür. Daldık uzakları ki o  ömürdür. O kelimeyi söylemiyorum ama gittik bir yere ve bir daha gelemez olduk.

"ben kendime sır oldum" Evet sır oldum. Bulunmayacak, bulunduğunda onmacayak kadar kayboldum. İsmim, cismini terk-i diyar eyledi. DEMİŞTİM gönlü  aşk pazarında üç kuruşa sattım. Sahibim ileyim. Lakin sahibim kaybol,  bende yok ol dedi. Bende beni beni benden geçirende erittim.

Kim sorar halini, derdini , düşünür düşüldüğünü hissettiği o kelebeği. Solmasın rengi, susmasın dili. Müebbet hapse bir aşkın ziyaretine izin var. Biz gibi kendini dile aşk edenler giremez. Gönülle sığdığımız bildiğimiz gün ilk ve son ziyaretçi olmayı dileriz.

Fatih en çok İstanbul, İstanbul yüreğe gerektir. Biz şu küçük yüreğin, küçük dünyasında bir fatih olamadık, bir İstanbul bakışlara yar olamadık. Ey ki gönlümün incisi İstanbul söyle herkesi aldın yüreğinde bir ben mi sığmadım o boğmayan denizine.

Bir benim türkümü mü çalmadı saz. Nağme bende hep gözyaşı oldu. Dokunan hep hüzün buldu. Bir türkü söyledim "gel ey yar bakışanda kaybolduğum" diye, sesim değil nefesim kesile. Aşk ile ve yar ile gelem ki hiç gitmemecesine.

Bu kategorideki diğerleri: « Sende doğmak Buzdan dilekçe »

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş alanların doldurulduğundan emin olunuz.

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Her insanın bir ideali olmalı geceleri başını okşadığı. İnsanın bir ideali olmalı gözyaşı ile suladığı. İnsanın bir ideali olmalı bir saf çocuk masumluğunda geceleri üzerini örttüğü. Gözler yüreğin aynasıdır. Süzülmeli en derinden.

Devamı

Ey kardeşim! Sen de farketmişsindir ki huzur zannettiğin bazı anlarda dahi araya bir üçüncü kişi girer, seni denetler.
Aman dikkat! Değil üçüncü kişi, ikinci bile fazladır o hal için...

Hasret kokan bir ayrılık ve mahzun bakışlı bir zavallı...
Gözden düşen sadece damla olsaydı keşke... Nice değerler düştü gözden, şimdi ayak altında... Bir zamanlar o ateşin hararetini dindiren damlalar, şimdi başka yere, boş yere düşüyor. Ağlamak da en çok Yiğide yakışıyor. Çünkü o kurbiyetin verdiği bu'diyet için ağlar. Yaklaştıkça yanar, yandıkça ağlar... Onun gözyaşları, semeresi merhamet pınarları olan tohumlardır. Aciz olanı Kudret-i Sonsuz'a bağlayan rabıtadır.

'Kaderine razı ol.Gör bak strest neyim kalmaz' dedi yaşlı bir teyze.Ve dinledim soluksuzca atan nefsimi. Haykırarak razı ol, razı ol dedim.

Asılı duran her yağmur damlasına koşuyorum...
Ben böyle hayaller kurarım anne!..Okşanası,umutlanası hayaller...

Bazan ben de bie Necip Fazıl gibi veya bir Cemil Meriç gibi kelimelere ilan-ı harp edesim geliyor. Ama suç onlarda değil. Olmayan kelimelerde...
Bu yüzden ıstılahı çok severim. Çünkü bir sayfalık bir manayı bir kelimede cem edersin. O kelime ile düşünür, o kelime ile fikir ifade edersin.
Ha bir de şiiri severim... Kelimeye gelmeyen hislerini, duygularını bir dörtlüğe dökebilirsin. Çok evliya divanları misaldir mevzuya.