Etikete göre gösterilen ögeler: necip fazıl

Dertli Sineler

DUA DUA ELLER KARINCALANMIŞ

Ey Rabbimiz!

Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi sapıklığa meylettirme. Yüce katından bize bir rahmet bağışla. Muhakkak ki veren Sensin, duâ edip istediklerimizi bize bağışlayan Sensin. (Âl-i İmrân Sûresi: 8.)

Duâları ise, şu sözlerle sona erer: "Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur." (Yûnus Sûresi: 10.)

Âmin, âmin, âmin.


A+ R A-

Kaldırımlar-2

Çarşamba, 12 Ocak 2011 20:56 Yayınlandığı yer ÖZGÜN YAZI

Başını bir gayeye satmış kahraman gibi
Etinle kemiğinle sokakların malısın.
Kurulup şiltesine bir tahtırevan gibi
Sonsuz mesafelerin üstünden aşmalısın.


(İnsanın içindeki kahramanlık hisslerine bir hitaptır. Burda kaldırımlar, Necip Fazıl'ın zamanında davaya sahip çıkan çok insan olmadığı için yalnızlık hissi içinde hareketi, hizmeti temsil ediyor. (Gerçi şimdi de yalnız sayılırız). Kahraman odur ki davası uğruna kendinden de vazgeçip kendini tamamen hizmete vakfeder. )

Beklenen

Çarşamba, 12 Ocak 2011 19:07 Yayınlandığı yer ÖZGÜN YAZI

-Necip Fazıl-

Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar,
Ne de şeytan bir günahı,
Seni beklediğim kadar.

Hasta sabahi bekler mi beklemez mi sorusuna bir altindaki satirda kullandigi olu ifadesi, hastanin olumcul oldugunu aklimiza getirir. Yani olumcul bir hasta icin sabahi beklemek diye bisey yoktur. O her an vakit geldi mi, gelmedi mi endisesi icindedir. Sairin mahbub beklentisindeki helecani ve endiseyi ifade etmek sadedinde bir manayi alir zihnimize tasir bu satir.

Sebeb

Perşembe, 06 Ocak 2011 22:07 Yayınlandığı yer ÖZGÜN YAZI

Ben o kutsî nefesin üflediği kamışım;
Ses onun,ben imzamı atmışım,atmamışım;

Necip Fazıl


Bu dizeyle sayfalar dolusu bir tefekküre namzet oldum.Yazımın öncesinde alıntıladığım bu dize; bezginleşmiş ruhuma bir dinginlik,kalemi tekrar elime almama sebep,tefekkür atlasında seyahat etmeme de vesile olmuştur.

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Her insanın bir ideali olmalı geceleri başını okşadığı. İnsanın bir ideali olmalı gözyaşı ile suladığı. İnsanın bir ideali olmalı bir saf çocuk masumluğunda geceleri üzerini örttüğü. Gözler yüreğin aynasıdır. Süzülmeli en derinden.

Devamı

Ey kardeşim! Sen de farketmişsindir ki huzur zannettiğin bazı anlarda dahi araya bir üçüncü kişi girer, seni denetler.
Aman dikkat! Değil üçüncü kişi, ikinci bile fazladır o hal için...

Hasret kokan bir ayrılık ve mahzun bakışlı bir zavallı...
Gözden düşen sadece damla olsaydı keşke... Nice değerler düştü gözden, şimdi ayak altında... Bir zamanlar o ateşin hararetini dindiren damlalar, şimdi başka yere, boş yere düşüyor. Ağlamak da en çok Yiğide yakışıyor. Çünkü o kurbiyetin verdiği bu'diyet için ağlar. Yaklaştıkça yanar, yandıkça ağlar... Onun gözyaşları, semeresi merhamet pınarları olan tohumlardır. Aciz olanı Kudret-i Sonsuz'a bağlayan rabıtadır.

'Kaderine razı ol.Gör bak strest neyim kalmaz' dedi yaşlı bir teyze.Ve dinledim soluksuzca atan nefsimi. Haykırarak razı ol, razı ol dedim.

Asılı duran her yağmur damlasına koşuyorum...
Ben böyle hayaller kurarım anne!..Okşanası,umutlanası hayaller...

Bazan ben de bie Necip Fazıl gibi veya bir Cemil Meriç gibi kelimelere ilan-ı harp edesim geliyor. Ama suç onlarda değil. Olmayan kelimelerde...
Bu yüzden ıstılahı çok severim. Çünkü bir sayfalık bir manayı bir kelimede cem edersin. O kelime ile düşünür, o kelime ile fikir ifade edersin.
Ha bir de şiiri severim... Kelimeye gelmeyen hislerini, duygularını bir dörtlüğe dökebilirsin. Çok evliya divanları misaldir mevzuya.