Kaldırım yankıları

Dertli Sineler

DUA DUA ELLER KARINCALANMIŞ

Allah’ım sana, senin için, hikmetlerin için ağlayan kulunun, arada bir çocuğunun yüzüne muhtaç olmasını affet!.. Affet Allah’ım; benim ibadetim de kusurdur. Her halim riya ve her anım kusur... Ben kul olarak ne kadar yükselsem hep böyle kalacağım!.. Ve sen affedeceksin!.. Onun için değil midir ki, “Rahmetim her şeyi geçti!” buyurdun?..


A+ R A-
Perşembe, 03 Şubat 2011 12:08
Oy ver
(1 Oy)

Kaldırım yankıları

Kaldırımlar; soğuk ayazların ayrılmayan adımları.
Bu baharda yollarına yaprak bakışlar düştü
Bakışımdan hicrana sevda düştü.
Sevdam yine rüzgâr bakışlarla üşüdü.

Ey son nefesin ilk perdesi.
Can senden ayrı ise nedir cismin cümlesi.
Bu acı devrisede hükmün perdesi.
Ten sende bulur can kafesi.

Kafesinde bir kuş olaydım sana kelepçeli.
Dergâhında geda olaydım aşkından hançerli
Seni seven yüreğim bilsen nasıl dertli
Dermanımda ki en şifalı aşk sermedi

Konuşsam sana lal gibi seyran bakışlarla
Suzsam sana sağır gibi devran hülyalarla
Seyretsem seni ama gibi derin bakışlarla
Yürüsem sana sakat gibi koşan hülyalarla

Güneşler yıkasın soğuk bakışları
Derman söylesin dertteki yaraları
Bir gecesi bilir o zifiri karanlıkları
Gündüz ne bilsin aydınlık şafakları

Kalemine mürekkep olayım çiz beni dertli dertli
Hükmüne kurban olayım sev beni bırakma ellerimi

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş alanların doldurulduğundan emin olunuz.

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Her insanın bir ideali olmalı geceleri başını okşadığı. İnsanın bir ideali olmalı gözyaşı ile suladığı. İnsanın bir ideali olmalı bir saf çocuk masumluğunda geceleri üzerini örttüğü. Gözler yüreğin aynasıdır. Süzülmeli en derinden.

Devamı

Ey kardeşim! Sen de farketmişsindir ki huzur zannettiğin bazı anlarda dahi araya bir üçüncü kişi girer, seni denetler.
Aman dikkat! Değil üçüncü kişi, ikinci bile fazladır o hal için...

Hasret kokan bir ayrılık ve mahzun bakışlı bir zavallı...
Gözden düşen sadece damla olsaydı keşke... Nice değerler düştü gözden, şimdi ayak altında... Bir zamanlar o ateşin hararetini dindiren damlalar, şimdi başka yere, boş yere düşüyor. Ağlamak da en çok Yiğide yakışıyor. Çünkü o kurbiyetin verdiği bu'diyet için ağlar. Yaklaştıkça yanar, yandıkça ağlar... Onun gözyaşları, semeresi merhamet pınarları olan tohumlardır. Aciz olanı Kudret-i Sonsuz'a bağlayan rabıtadır.

'Kaderine razı ol.Gör bak strest neyim kalmaz' dedi yaşlı bir teyze.Ve dinledim soluksuzca atan nefsimi. Haykırarak razı ol, razı ol dedim.

Asılı duran her yağmur damlasına koşuyorum...
Ben böyle hayaller kurarım anne!..Okşanası,umutlanası hayaller...

Bazan ben de bie Necip Fazıl gibi veya bir Cemil Meriç gibi kelimelere ilan-ı harp edesim geliyor. Ama suç onlarda değil. Olmayan kelimelerde...
Bu yüzden ıstılahı çok severim. Çünkü bir sayfalık bir manayı bir kelimede cem edersin. O kelime ile düşünür, o kelime ile fikir ifade edersin.
Ha bir de şiiri severim... Kelimeye gelmeyen hislerini, duygularını bir dörtlüğe dökebilirsin. Çok evliya divanları misaldir mevzuya.