İzbelerden gelen ses

Dertli Sineler

DUA DUA ELLER KARINCALANMIŞ

Allahım,

Seni nasıl tanımaları, Sana nasıl kullukta bulunmaları gerektiğini öğretmek için kullarına muallim, isimlerinin hazînelerini tanıtıcı, kâinat kitâbının âyetlerinin tercümânı, kulluğuyla rubûbiyet güzelliğinin aynası olarak gönderdiğin zâta, onun bütün âl ve ashâbına salât ve selâm eyle. Bize ve erkek, kadın bütün mü'minlere merhamet eyle. Amin. Bunu rahmetinle yap ey, merhamet edenlerin en merhametlisi!


A+ R A-
Perşembe, 03 Şubat 2011 12:26
Oy ver
(2 oy)

İzbelerden gelen ses

Düşler sokağında kayboldum.
Ruhlar odağında seni(c.c) buldum.
Yar nefesinde hep seni soludum.
Bil ki ben seni(c.c) içince doydum.

Düşlere vurgunum, tıpkı baharın sevdasına vurgunluğum gibi.
Ben hep böyle gecelerde durgunum.
Sözümüm lehçesinde şimdi yorgunum.
Kimse bilmez ama ben hicranım ile sarhoşum.

Ateşine kibrit gerekmez ismindir(c.c) yakan.
Ruhuma ilaç gerekmez sensin beni anlayan.
Buydu yüreğimden bir bir damlayan.
Damladıkça sana ölümü vuslat sayan.

Dağ taş ne bilsin beni.
Ben ki yıkılan bir şehirim.
Avuçlarına al beni hala üşüyorum.
Sanmayın kış korkutur beni, sanmayın ayaz üşütür beni.
Hayır, hayır ben sensizliğin ayazında üşürüm.

Bir tren istasyonun da aşkı bekleyen yolcuyum.
Bir kilide anahtar olmanın sevdasında kaybolmuşum.
Yar ki ey güzel yar(c.c) tezkeremi sen ver.
Al götür beni bu diyarlardan.
Dayanmak zor cemalsizliğine.
Varsın gelinliğim birkaç metrelik bez olsun.
O da beyaz nasılsa.
Ve oda vuslat nasılsa.
Ve oda düğün nasılsa.

Ölümün kucağına düşen bir kar tanesiyim şimdi. Ellerinde(c.c) kaybolmanın sevdalısıyım şimdi. Ellerinde(c.c ) erit beni, ellerinle koru beni. Bırakma o ellere ki o eller yaban eller. Yabanda ki yalan eller.

Gömün beni şu tepenin ardına. Yıkayın beni o en temiz suyla. Ardımdan bir el açın fatihalarla. Gidiyorum dostlar size elveda.

KARANLIĞIN KUCAĞINDA AĞLAYAN BİR BEBEĞİN İÇ ÇIRPINIŞLARINDAYIM

Bu kategorideki diğerleri: « Aşk-ı derya Aşk »

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş alanların doldurulduğundan emin olunuz.

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Her insanın bir ideali olmalı geceleri başını okşadığı. İnsanın bir ideali olmalı gözyaşı ile suladığı. İnsanın bir ideali olmalı bir saf çocuk masumluğunda geceleri üzerini örttüğü. Gözler yüreğin aynasıdır. Süzülmeli en derinden.

Devamı

Ey kardeşim! Sen de farketmişsindir ki huzur zannettiğin bazı anlarda dahi araya bir üçüncü kişi girer, seni denetler.
Aman dikkat! Değil üçüncü kişi, ikinci bile fazladır o hal için...

Hasret kokan bir ayrılık ve mahzun bakışlı bir zavallı...
Gözden düşen sadece damla olsaydı keşke... Nice değerler düştü gözden, şimdi ayak altında... Bir zamanlar o ateşin hararetini dindiren damlalar, şimdi başka yere, boş yere düşüyor. Ağlamak da en çok Yiğide yakışıyor. Çünkü o kurbiyetin verdiği bu'diyet için ağlar. Yaklaştıkça yanar, yandıkça ağlar... Onun gözyaşları, semeresi merhamet pınarları olan tohumlardır. Aciz olanı Kudret-i Sonsuz'a bağlayan rabıtadır.

'Kaderine razı ol.Gör bak strest neyim kalmaz' dedi yaşlı bir teyze.Ve dinledim soluksuzca atan nefsimi. Haykırarak razı ol, razı ol dedim.

Asılı duran her yağmur damlasına koşuyorum...
Ben böyle hayaller kurarım anne!..Okşanası,umutlanası hayaller...

Bazan ben de bie Necip Fazıl gibi veya bir Cemil Meriç gibi kelimelere ilan-ı harp edesim geliyor. Ama suç onlarda değil. Olmayan kelimelerde...
Bu yüzden ıstılahı çok severim. Çünkü bir sayfalık bir manayı bir kelimede cem edersin. O kelime ile düşünür, o kelime ile fikir ifade edersin.
Ha bir de şiiri severim... Kelimeye gelmeyen hislerini, duygularını bir dörtlüğe dökebilirsin. Çok evliya divanları misaldir mevzuya.