Ruhun derinleşen deryası

Dertli Sineler

DUA DUA ELLER KARINCALANMIŞ

Allah’ım! Günahımı, bilgisizliğimi, her isimde isrâfımı ve benden daha iyi bildiğin bütün kusurlarımı affeyle. Allah’ım! Lâtîfemi ve ciddî hâlimi, hatamı ve dileyerek işlediğim günâhımı affeyle. İtirâf ederim ki, bu kusurların hepsi bende vardır.


A+ R A-
Çarşamba, 27 Temmuz 2011 16:06
Oy ver
(1 Oy)

Ruhun derinleşen deryası

İliklere ilmik ilmik dokunur ruhi ilahi
Ve sen beden elbisesinden yavaş yavaş çıkarsın.
Ruhuna dokunan nur ılık ılık gezinir fani bedeninde.
Artık ruh tekdir.
Secden ruhunun sayfalarını satır satır okur.
Yanlışları bir bir düzeltir.

Hele gözyaşı harcı ile dokursan seccadeni sarsılmaz bekçin olur ufka uzayan gecende.
Ellerim semaya doğru, eğik başım ancak secdeye doğru.
Kır zincirleri dünya zindanından.
Bir alem değil bin alem olsun seyrin.
Buğday yanıklığında pişte söyle halinin resmini.


Toprak ol aşkla sulan
Deli ol veliliğe dayan
Aç perdeyi alem de seyre dal
Olacak bir gün aşıklık aleme ayan

Emekleyeceksin önce aşkın yolu bir
Yürüyeceksin sözün özü bir
Koşacaksın hakkın yolu bir
Coşacaksın nurun özü bir

İnce ince süzülecek yaşlar gözünden onlar inerken sen çıkacaksın.
Çıktıkça zehrin özündeki balı bulacaksın.
Ona ballar balı diyeceksin.
Bir kez tadınca sermest olacaksın.
Oldukça onacak oldukça olacaksın.
Gecenin koynuna düşen ellerim geziniyor dua ufkunda.
Yar diyor, ser diyor hepsinden öte Sen (c.c) sen diyor.

Nur-u ilahi ile yıkarsın perdeleri
Çözersin çözülmez sanılan düğümleri
Sevmek alınyazısında doğacak bakışlar
Pervaneyi ötelerde melekler alkışlar
Gecenin koynunda ise secdedeki hıçkırıklar

Kainat uyumaz sen yeter ki uyan
Hikmet yakın sen yeter ki dayan
Ateş yakmaz sabahın seherini göreni
Allah bilir kalbin dilinde söyleneni

Yırt perdeleri gaybın yüzü görünsün
Kalbin nazlı bir ceylan gibi hakka yürüsün

Kalbi aşkın yağında eriten aşkın adı ile yükseliyor

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş alanların doldurulduğundan emin olunuz.

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Her insanın bir ideali olmalı geceleri başını okşadığı. İnsanın bir ideali olmalı gözyaşı ile suladığı. İnsanın bir ideali olmalı bir saf çocuk masumluğunda geceleri üzerini örttüğü. Gözler yüreğin aynasıdır. Süzülmeli en derinden.

Devamı

Ey kardeşim! Sen de farketmişsindir ki huzur zannettiğin bazı anlarda dahi araya bir üçüncü kişi girer, seni denetler.
Aman dikkat! Değil üçüncü kişi, ikinci bile fazladır o hal için...

Hasret kokan bir ayrılık ve mahzun bakışlı bir zavallı...
Gözden düşen sadece damla olsaydı keşke... Nice değerler düştü gözden, şimdi ayak altında... Bir zamanlar o ateşin hararetini dindiren damlalar, şimdi başka yere, boş yere düşüyor. Ağlamak da en çok Yiğide yakışıyor. Çünkü o kurbiyetin verdiği bu'diyet için ağlar. Yaklaştıkça yanar, yandıkça ağlar... Onun gözyaşları, semeresi merhamet pınarları olan tohumlardır. Aciz olanı Kudret-i Sonsuz'a bağlayan rabıtadır.

'Kaderine razı ol.Gör bak strest neyim kalmaz' dedi yaşlı bir teyze.Ve dinledim soluksuzca atan nefsimi. Haykırarak razı ol, razı ol dedim.

Asılı duran her yağmur damlasına koşuyorum...
Ben böyle hayaller kurarım anne!..Okşanası,umutlanası hayaller...

Bazan ben de bie Necip Fazıl gibi veya bir Cemil Meriç gibi kelimelere ilan-ı harp edesim geliyor. Ama suç onlarda değil. Olmayan kelimelerde...
Bu yüzden ıstılahı çok severim. Çünkü bir sayfalık bir manayı bir kelimede cem edersin. O kelime ile düşünür, o kelime ile fikir ifade edersin.
Ha bir de şiiri severim... Kelimeye gelmeyen hislerini, duygularını bir dörtlüğe dökebilirsin. Çok evliya divanları misaldir mevzuya.