Etikete göre gösterilen ögeler: Allah

Dertli Sineler

DUA DUA ELLER KARINCALANMIŞ

Allahım, bizi saadet, selâmet, Kur'ân ve imân ehlinden eyle.

Âmin.


A+ R A-

Sende doğmak

Çarşamba, 27 Temmuz 2011 17:15 Yayınlandığı yer ÖZGÜN YAZI

Bugün benim doğum günüm. Hüzünle gelen bir yaş daha eklendi haneme ve gönül haneme.

Sebepler arasında sebepsizliği arar oldum. Bulduğumda yine yanılan ben oldum. Yoruldum hayat yolunda bu ise son durumum.

Dua

Çarşamba, 27 Temmuz 2011 17:12 Yayınlandığı yer ÖZGÜN YAZI

Ah Rabbim biliyorsun ya işte nasıl çaresizim, bizarım, hastayım, zordayım. Ey gönlün sevdiği yar(C.c.) bu gece ve her gece sendeyim. Meğer ki  insanlar ne kadar çift taraflıymış. Bildim Ya Rabbi bildim Senden gayrı ne varsa içimi derdi. Kimseler bilmedi Sen bildin.

Kuytu yalnızlığım

Çarşamba, 27 Temmuz 2011 16:34 Yayınlandığı yer ŞİİR

Suskunluğun mührü vuruldu umut yüklü şafaklara.
Ve ben yine Seni(c.c) andım dün gece.
İçimi acıtan kul olamamanın acıtan yanı ile yani.
Geceydi karanlıktı hiç böyle zifiri olmamış, hiç böyle kuytuda kalmamıştı.
Umudunu gizlemedi yarına şimdi dedi hemen dedi ve Senin(c.c) aşk'ın dedi.
Yoktu dermanda derdi gizleyen, yoktu onu  en olmaz en onmaz anında şefkat kanadı ile bezeyen

Ruhun derinleşen deryası

Çarşamba, 27 Temmuz 2011 16:06 Yayınlandığı yer ŞİİR

İliklere ilmik ilmik dokunur ruhi ilahi
Ve sen beden elbisesinden yavaş yavaş çıkarsın.
Ruhuna dokunan nur ılık ılık gezinir fani bedeninde.
Artık ruh tekdir.
Secden ruhunun sayfalarını satır satır okur.
Yanlışları bir bir düzeltir.

Aşk için; Allah âşkına!..

Salı, 25 Ocak 2011 18:45 Yayınlandığı yer ÖZGÜN YAZI

Allah âşkına…

Kan ile, cân ile, cânân ile…

Sen ile, sevgi ile, sevda ile…

Âşk ile, hasret ile, muhabbet ile…

Allah mı, O da kim?

Salı, 25 Ocak 2011 11:30 Yayınlandığı yer MAKALE

Abdi İpekçi... 17.05

Buram buram egzoz kokusu.

Nereye neden gittiğini, gittiği zaman fark edecek hızlı adım insanlar.

Yüreğimin dili

Cumartesi, 22 Ocak 2011 10:30 Yayınlandığı yer ÖZGÜN YAZI

Seni anımsatmayan sevgiler neden acıydı? Hakiki sevgi “Sen” olduğun için mi? Sensiz sevgilerin, sana getirmeyen sevmelerin kıymeti olmadığı için mi? Senin dışında sevilenler tutsak ettiği için mi? “Sevgi” sensizken adamlığını kaybettiği için mi? Sevgi niye vardı, sana getiren yolları daha kolay bulmak için mi?...

Bir seni sevmem gerekirdi, yıkılmaya mahkûm dünyada. Bir sana koşmam gerekirdi hiç düşünmeden. Telaşlarıma ve sensizliği benimseten hayallerime aldırmadan. Bir senin adını yazmalıydım yüreğime, yüreğimi sahibine teslim etmeliydim hiç şüphe etmeden.

Yarınları beklerken

Cumartesi, 22 Ocak 2011 10:25 Yayınlandığı yer MAKALE

Bazen yarınlarımız gelmeden ya da gelip gelmeyeceğini bilmeden, bir telaş içine gireriz. Maalesef bu ekseriyetle maddi telaş oluyor. Acaba yarında karnım doyacak mı? Yarında bugünkü kadar kazanabilecek miyim? Bugün şuyum buyum yok, yarın mutlaka tedarik etmeliyim! Gibi endişeler sarar bizi. Oysa o kadar aciziz ki, bugünü bitirmeden, yarının telaşına düşmek belki de dünyanın geçiciliğini unutmaktan ileri geliyordur!

Dünya fani, gelip geçici, fakat bizler bunu bile bile yine de yarınların kaygısıyla yaşayıp duruyoruz. Hatta bu bazen öylesine ileri derece de oluyor ki, bir ay sonrasını, bir yıl sonrasını bazen çok uzun yıllar sonrasını bile garanti altına almaya çalışıyoruz! Yarını düşünmek güzel, fakat bunu ahiret hayatımızın yarınları için yapmalıyız. Allah, bu duyguyu yani yarınlardan endişe etme duygusunu bizlere, ahiretten endişe edelim diye vermiştir! Zira bizi yarın bekleyen, ahiret eksenli olan hayattır.

Gölge düştü aynalara

Cumartesi, 22 Ocak 2011 10:21 Yayınlandığı yer MAKALE

Ben İnsanları Ve Cinleri Ancak Bana Kulluk Etsinler Diye Yarattım ( zariyat 55/56 )

Benliğimizi kontrol etmemiz gerekir arada bir. Aynanın karşısına geçip, sorgulamamız gerekir, kim olduğumuzu ve kendimiz gibi olup olmadığımızı. Yaşadığımız hayatın bizlere ait olup olmadığını bilmek zorundayız. Bu hayat bir emanet, zamanı geldiğinde hayatı verene iade etmek üzere, günahlarıyla sevaplarıyla!

Son zamanlarda hayatımız bir takım şeylerin o kadar tesiri altında kalmış ki, bunlar sözlerimize, bakışlarımıza, daha vahim olanı tavırlarımıza da yansımaya başladı. Söz konusu olan şeyler, amansızca seyredilen diziler, merakla takip edilen magazin programları ve hayranlıkla baka kaldığımız "ünlülerin dünyası" diye tabir ettiğimiz hayatlar. Yani kısaca sanal hayatlar. Ayrı bir dünya gözüyle bakıyorum sihirli kutu dediğimiz televizyonda yaşananlara.

Namazımı unuttum, Allah’ım yaşatma beni!

Cumartesi, 22 Ocak 2011 10:15 Yayınlandığı yer ÖZGÜN YAZI

Başlığı atarken bile diken diken oldum. Aklıma geldikçe kendimden geçerim. Meğer “Allah’ın öyle velileri vardır ki, kendileri bile derecelerinin, velâyetlerinin farkında değillerdir.”  Sözü hakikatmiş. O velilerle beraber yaşamışız belki, ama farkına varamamış, gereğince istifade edememişiz belki.
Fakülte 5.sınıftayım.”O evler ki Allah onların içinde adının sabah-akşam anılmasına izin vermiştir. Orada kalanları hiçbirşey, dünya metaı, ticaret o’nu(c.c.) zikirden alıkoyamaz.”(ayetten mülhem)denen evlerde bugün anlıyorum ki hayatımın hey gidi günlerini geçirmişim. En kutlu zaman dilimlerini geçirmişim.

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 / 5

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Her insanın bir ideali olmalı geceleri başını okşadığı. İnsanın bir ideali olmalı gözyaşı ile suladığı. İnsanın bir ideali olmalı bir saf çocuk masumluğunda geceleri üzerini örttüğü. Gözler yüreğin aynasıdır. Süzülmeli en derinden.

Devamı

Ey kardeşim! Sen de farketmişsindir ki huzur zannettiğin bazı anlarda dahi araya bir üçüncü kişi girer, seni denetler.
Aman dikkat! Değil üçüncü kişi, ikinci bile fazladır o hal için...

Hasret kokan bir ayrılık ve mahzun bakışlı bir zavallı...
Gözden düşen sadece damla olsaydı keşke... Nice değerler düştü gözden, şimdi ayak altında... Bir zamanlar o ateşin hararetini dindiren damlalar, şimdi başka yere, boş yere düşüyor. Ağlamak da en çok Yiğide yakışıyor. Çünkü o kurbiyetin verdiği bu'diyet için ağlar. Yaklaştıkça yanar, yandıkça ağlar... Onun gözyaşları, semeresi merhamet pınarları olan tohumlardır. Aciz olanı Kudret-i Sonsuz'a bağlayan rabıtadır.

'Kaderine razı ol.Gör bak strest neyim kalmaz' dedi yaşlı bir teyze.Ve dinledim soluksuzca atan nefsimi. Haykırarak razı ol, razı ol dedim.

Asılı duran her yağmur damlasına koşuyorum...
Ben böyle hayaller kurarım anne!..Okşanası,umutlanası hayaller...

Bazan ben de bie Necip Fazıl gibi veya bir Cemil Meriç gibi kelimelere ilan-ı harp edesim geliyor. Ama suç onlarda değil. Olmayan kelimelerde...
Bu yüzden ıstılahı çok severim. Çünkü bir sayfalık bir manayı bir kelimede cem edersin. O kelime ile düşünür, o kelime ile fikir ifade edersin.
Ha bir de şiiri severim... Kelimeye gelmeyen hislerini, duygularını bir dörtlüğe dökebilirsin. Çok evliya divanları misaldir mevzuya.