Zeynep Yeter Arslan

Dertli Sineler

DUA DUA ELLER KARINCALANMIŞ

Cenâb-ı Hak bizi ve sizi, bu zamanın câzibedar fitnesinden kurtarsın ve muhâfaza eylesin.

Âmin.


A+ R A-

Zeynep Yeter Arslan

Web sitesi adresi:

Yalnızlık kapını çalmadan...

Pazar, 14 Ağustos 2011 12:01 Yayınlandığı yer MAKALE

Hep kaçtığın yalnızlık

Farz et ki artık yalnızsın…
Aynaya her döndüğünde, ömrünün son demlerini yaşadığını hatırlıyorsun. Kuru bir yaprak gibi günbegün sararıp soluyorsun. Ruhun ve bedenin nefes almakta zorlanıyor artık…

“Bu kırışan yüz, bükülen bel benim mi?” Diye soruyorsun kendine. Şimdi, görmekten hoşlanmadığın bedenin haykırıyor “Bitti, bitti!” Diye. Tükeniyorsun…

İnsan dediğin

Perşembe, 03 Şubat 2011 11:47 Yayınlandığı yer ÖZGÜN YAZI

Akıp giderken hayat, bir masal gibi gelemez hiçbir şey. Kandıramaz insan kolayca kendisini. Kendimize geçmiyorsa hükmümüz, susturamıyorsak içimizdeki sesleri, durmasını bilmeliyiz bir yerde...

İnsan, yeryüzünün halifesi... Öyleyse insan dediğin “halife” olabilmeli ve yeri geldiğinde, melekleri imrendirebilmeli.

Cennetin hayali kurulurken, cehennemin sokaklarında gezemez insan. Elleriyle beraber hayatı da uzanacak cennete…

Hz. Ebu Bekir olabilmek

Çarşamba, 26 Ocak 2011 10:51 Yayınlandığı yer MAKALE

Kimi gençler vardır, büyük izler bırakmışlardır ardından. Kendileri göçüp gitse de, gitmeye mahkûm olduğumuz dünyadan, adları ve sanları bir mıh gibi çakılmıştır yüreklerimize ve beyinlerimize. Kimi gençler vardır hep hayra davet eden ve her hayrın başını çeken. Hal böyle olunca isimleri hep hayırlarla yâd edilen…

İşte bu gençlerden bir tanesi, Hz. Ebu Bekir. Soylu, asil, zeki ve cömert delikanlı. Ne çok tanımak isterdik kendisini. Zira O aklın ve yüreğin hakkını vererek yaşayan hayâ insanıydı.

Her şey bizler için!

Salı, 25 Ocak 2011 11:10 Yayınlandığı yer MAKALE

Aylar geçmişti aradan. O soğuk oda hiç ısınamamıştı. Elleri yine titriyor, gözleri yine belli belirsiz nemleniyordu. Bekliyordu Osman amca. Evlatlarının geleceği günü dört gözle bekliyordu. Oysa ne çok özlemişti üstüne titrediği evlatlarını.

Şehit annelerine...

Salı, 25 Ocak 2011 11:08 Yayınlandığı yer MAKALE

Yağmur çiseliyordu.Camın önünde bir yağmura hayran, bir de yavrusuna hayran bir yürek vardı. Camın önünde bir şehit anacığı vardı. O çok sevdiği, gözünden sakındığı evladını toprağa vermişti. Şimdi üzerine yağmurun usulca döküldüğü toprağa.

Sevmek! Ama kimi...

Salı, 25 Ocak 2011 11:06 Yayınlandığı yer TENVİRÂT

Yüreğimizin sesi. Yaratılana bahşedilmiş en güzel hediyelerden bir tanesidir sevmek.  Belki de anlatamadığımız, tarif edemediğimiz tek duygudur. İkinci bir adı yoktur sözlük hanemizde. Adına şiirler yazılan, türküler yakılan duygudur sevmek. Sevgi, ruhumuzu kuşatan iksirdir.

Yaşamak gümüşse ölüm altındır

Salı, 25 Ocak 2011 11:04 Yayınlandığı yer ŞİİR

Göm topraklara seni dünyanın içine çeken emellerini
Sen ölmeden öldür, seni ateşin içine çeken her şeyi.
Sal gitsin dünyanın süsünü,
Bağlamasın ne dününü ne bugününü.

Tefekkür etmek

Salı, 25 Ocak 2011 11:01 Yayınlandığı yer TENVİRÂT

Sözlerim donuk, buz kesmiş gözlerim. Zamanın karşısında kaybolup gidiyor benliğim. Ve ben sadece seyrediyorum günün bitişini. Oysa ne kadar da anlamlı olmalı yaşanan her saat. Ve ne kadar da dolu dolu olmalı her yeni gün. Kul olmanın biliciyle. Tefekkür etmenin bilinciyle.

Hayat

Salı, 25 Ocak 2011 10:57 Yayınlandığı yer ÖZGÜN YAZI

İçim acıyor bazen. Hoşuma gitmeyen olaylar karşısında kendimi çabuk salıveriyorum galiba. Dünyanın bir imtihan meydanı olduğunu unutuyorum nedense her defasında. Neden acaba?  Tevekkülsüzlüğümden kaynaklanıyor belki de. Başımıza gelen içimizi acıtan olaylara imtihan gözüyle bakmayı beceremiyoruz çoğu zaman. Sabır yumağına sarılıp, Allah'a sığınıp beklemiyoruz.

Haydi Hayra...

Salı, 25 Ocak 2011 10:55 Yayınlandığı yer TENVİRÂT

Hayır, ve hasenat. Belki de farkında olarak ya da olmayarak göz ardı ettiğimiz en önemli görev. Müslüman'ın en güzel, en şık görevi. Belki de kurtuluşumuzun yollarından biri. Bu günlerde hep duyuyorum. Şunun ihtiyacı var, bunun ihtiyacı var, şu insanlar aç, muhtaç, şunun kapısını çalmalıyız. Vs. vs. kim ne kadar önemsiyor acaba. Bende isteyeceğim diyorum kendi kendime.

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 / 2

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Her insanın bir ideali olmalı geceleri başını okşadığı. İnsanın bir ideali olmalı gözyaşı ile suladığı. İnsanın bir ideali olmalı bir saf çocuk masumluğunda geceleri üzerini örttüğü. Gözler yüreğin aynasıdır. Süzülmeli en derinden.

Devamı

Ey kardeşim! Sen de farketmişsindir ki huzur zannettiğin bazı anlarda dahi araya bir üçüncü kişi girer, seni denetler.
Aman dikkat! Değil üçüncü kişi, ikinci bile fazladır o hal için...

Hasret kokan bir ayrılık ve mahzun bakışlı bir zavallı...
Gözden düşen sadece damla olsaydı keşke... Nice değerler düştü gözden, şimdi ayak altında... Bir zamanlar o ateşin hararetini dindiren damlalar, şimdi başka yere, boş yere düşüyor. Ağlamak da en çok Yiğide yakışıyor. Çünkü o kurbiyetin verdiği bu'diyet için ağlar. Yaklaştıkça yanar, yandıkça ağlar... Onun gözyaşları, semeresi merhamet pınarları olan tohumlardır. Aciz olanı Kudret-i Sonsuz'a bağlayan rabıtadır.

'Kaderine razı ol.Gör bak strest neyim kalmaz' dedi yaşlı bir teyze.Ve dinledim soluksuzca atan nefsimi. Haykırarak razı ol, razı ol dedim.

Asılı duran her yağmur damlasına koşuyorum...
Ben böyle hayaller kurarım anne!..Okşanası,umutlanası hayaller...

Bazan ben de bie Necip Fazıl gibi veya bir Cemil Meriç gibi kelimelere ilan-ı harp edesim geliyor. Ama suç onlarda değil. Olmayan kelimelerde...
Bu yüzden ıstılahı çok severim. Çünkü bir sayfalık bir manayı bir kelimede cem edersin. O kelime ile düşünür, o kelime ile fikir ifade edersin.
Ha bir de şiiri severim... Kelimeye gelmeyen hislerini, duygularını bir dörtlüğe dökebilirsin. Çok evliya divanları misaldir mevzuya.