TENVİRÂT

Dertli Sineler

DUA DUA ELLER KARINCALANMIŞ

Allahım! Kâinatın tılsımını bizlere açan Efendimize ve âl ve ashabına, yer ve gökler devam ettikçe, mevcudatın adedince salât ve selâm et.
Amin!


A+ R A-

 

Tenvirat

Pazartesi, 01 Ağustos 2011 09:01

Objektivite zemini olarak vicdan hakikati

Yayınlandığı yer TENVİRÂT Yazan Yunus U. Eser

Cenab-ı Hakk, insanı kainatın bir minyatürü, kainatı da insanın büyük bir modeli olarak yaratmıştır. Bu halde insan mânâ ve câmîyeti itibariyle diğer mahlukattan daha başka bir konuma sahiptir şu kainatta. Mesnevi-i Nuriyede kalbin mülk cihetiyle insana mazruf olup ufak bir et parçası olmasına karşılık, melekût cihetiyle zarf olup kainatı kaplayacak kadar büyük olduğu belirtilmektedir (Bediüzzaman Said Nursi, Mesnevi-i Nuriye, s.91).

Salı, 25 Ocak 2011 18:56

"Battı balık yan gider" Öyle mi ?

Yayınlandığı yer TENVİRÂT Yazan Kadir Katırcı

İnsanları canlandıran emeldir, öldüren yeistir(ümitsizlik).

Ümitsizlik bireylerin ve toplumların en dehşetli hastalığı olarak devam edegelmektedir.  Ümitsizlik her kemalatın manisi, korkaklık ve miskinliğin misali, üretkenliğin, verimin ve bereketin bitişi, zulmet ve karanlıkların bitmezi, kalb ve ruh sıkıntılarının menbaı, aklın kesafeti, gerileyişin en açık adı, hayatın hayatını alan büyük illet ve bataklıktır.

Salı, 25 Ocak 2011 18:50

Hayat Senfoniniz nasıl duyuluyor ?

Yayınlandığı yer TENVİRÂT Yazan Kadir Katırcı

Duygular, hisler, emeller, arzular, vehimler ve mülahazalar, rüya ve hayaller ve daha ismini koyamadığımız birçok şeyler…

Maddiyat itibariyle çok aza ve uzuvlarla donatılmış olan insan maneviyat cihetiyle ondan çok daha muazzam cihazlanmış hissiyatlar ile yaşamaktadır. Öyle ki, iç âlemimiz görünen, zahiri varlığımızdan çok fazla geniş çok daha hayret-engizdir. O kadar ki, sanki her biri yaşanılacak ayrıbir dünya, görülüp izlenecek ayrı bir âlem, mahfi sırların anahtarı ve keşşafı olacak mahiyette sınırını çizemediğimiz bir genişliğe sahip.

Salı, 25 Ocak 2011 11:06

Sevmek! Ama kimi...

Yayınlandığı yer TENVİRÂT Yazan Zeynep Yeter Arslan

Yüreğimizin sesi. Yaratılana bahşedilmiş en güzel hediyelerden bir tanesidir sevmek.  Belki de anlatamadığımız, tarif edemediğimiz tek duygudur. İkinci bir adı yoktur sözlük hanemizde. Adına şiirler yazılan, türküler yakılan duygudur sevmek. Sevgi, ruhumuzu kuşatan iksirdir.

Salı, 25 Ocak 2011 11:01

Tefekkür etmek

Yayınlandığı yer TENVİRÂT Yazan Zeynep Yeter Arslan

Sözlerim donuk, buz kesmiş gözlerim. Zamanın karşısında kaybolup gidiyor benliğim. Ve ben sadece seyrediyorum günün bitişini. Oysa ne kadar da anlamlı olmalı yaşanan her saat. Ve ne kadar da dolu dolu olmalı her yeni gün. Kul olmanın biliciyle. Tefekkür etmenin bilinciyle.

Salı, 25 Ocak 2011 10:55

Haydi Hayra...

Yayınlandığı yer TENVİRÂT Yazan Zeynep Yeter Arslan

Hayır, ve hasenat. Belki de farkında olarak ya da olmayarak göz ardı ettiğimiz en önemli görev. Müslüman'ın en güzel, en şık görevi. Belki de kurtuluşumuzun yollarından biri. Bu günlerde hep duyuyorum. Şunun ihtiyacı var, bunun ihtiyacı var, şu insanlar aç, muhtaç, şunun kapısını çalmalıyız. Vs. vs. kim ne kadar önemsiyor acaba. Bende isteyeceğim diyorum kendi kendime.

Salı, 25 Ocak 2011 10:49

Mübarek aylar

Yayınlandığı yer TENVİRÂT Yazan Zeynep Yeter Arslan

Güller kokluyorum düşlerimde. Güzel kokulu, güzel renkli ve dikensiz güller. Şarkılar besteliyorum bugünler de, acısız, dertsiz ve kedersiz. Yollar yapıyorum kendime elemsiz, çilesiz, sevgiye götüren yollar.

Pazartesi, 24 Ocak 2011 20:32

Zaman

Yayınlandığı yer TENVİRÂT Yazan Zeynep Yeter Arslan

Zaman geçiyor delice ve acımasızca. Her gün yeni bir gün bitiyor, yeni bir gün başlıyor. Bir sayfa kapanıyor, bir sayfa açılıyor. Çokta düşünmüyoruz bir günün daha bitişi, ömrümüzün toplamını kaça düşürdü diye. Hiç düşünmüyoruz, her soluktan hesaba çekileceğimizi ve şimdiye kadar neler için soluk alıp verdiğimizin farkında olmayışımızı. Aciziz, fakiriz, muhtacız ama farkında değiliz. Allah'ın merhameti doldurmuyorsa gözlerimizi, secdeye kendimizden geçercesine koymuyorsak başımızı ve dua dua yalvarmıyorsak RABBİMİZ' e durup düşünmeliyiz ince ince.

Pazartesi, 24 Ocak 2011 20:22

Yalnız geldik yalnız gideceğiz

Yayınlandığı yer TENVİRÂT Yazan Zeynep Yeter Arslan

Yalnız geldik, yalnız gideceğiz. Varacağımız menzil belli ama sonumuz meçhul. Sonumuzu bilmeden akıp gidiyoruz hayatın içinden. Bazen hüzün sarıyor her yanı bazen sevinç. Bazen hoyratça harcıyoruz zamanı, bazen düşünerek. Düşünmek lazım gerçektende, neyin kıymetini ne kadar bildiğimizi sormak gerek benliğimize. Bırakmamak lazım zamanı, sıkıca tutmak ve her nefesi değere bindirmek gerek. Madem insanız, madem bu kutlu vazifenin vazifelileriyiz! Ona göre yaşamalıyız öyleyse. Yani hayat hayat olmalı bizim için, hayatın bir oyundan ibaret olmadığını  hiçbir şeyin hesapsız olmayacağını kazımalıyız beynimize.

Pazartesi, 24 Ocak 2011 20:16

Kaliteli yaşamak

Yayınlandığı yer TENVİRÂT Yazan Zeynep Yeter Arslan

Kaliteli yaşamak. Nedir kaliteli yaşamak? Ya da neleri gerektirir! Hiç düşünenimiz oldu mu acaba. Bence kaliteli yaşamak kimsenin etlisine sütlüsüne karışmamaktır. İnsanların yaşama hakkına saygı göstermek ve kendimize nasıl davranılmasını istiyorsak başkalarına da öyle davranmaktır. Dinimizde bunu emreder zaten. Haksız yere birilerine savaş açmak, inancından veya yaşam tarzından dolayı yerden yere vururcasına kınamak yoktur dinimizde. Bizim dinimiz böylesine güzel bir dindir işte. Sevgi ve saygıya dayalı.

Pazartesi, 24 Ocak 2011 20:12

Serüven

Yayınlandığı yer TENVİRÂT Yazan Zeynep Yeter Arslan

Hayat bir serüven. Bir roman sanki. Hepimiz bu romanın kahramanlarıyız. Uzun bir yol kimisi için, kimisi için kısacık. Her insan bir dünya. Ya da her insan ayrı bir roman, bir kitap.

Zamana tutunuyor ellerimiz, hiç bırakmamak üzere. Ötelerin hayalini kuran o kadar az insan var ki. Zamanın hızla akması ve ellerimizin her geçen gün zamanın ipinden kayması çokta kaygılandırmıyor bizleri sanki. O kadar vazgeçilmez görüyoruz ki kendimizi, hiç bitmeyen rüyaların seyrine kapılmış gidiyoruz. Ayağımızın takılması bile uyandırmıyor bizi ne yazık ki.

Pazartesi, 24 Ocak 2011 20:03

İmtihan

Yayınlandığı yer TENVİRÂT Yazan Zeynep Yeter Arslan

Dünyaya gönderiliş gayemizi hepimiz biliyoruz çok şükür. Allah başıboş bırakmamış, her devirde bir peygamber ve bir rehber göndererek ışıklandırmıştır bugünümüzü ve yarınımızı. Ve dünyanın bir geçiş yeri olduğunu defaatle hatırlatmıştır. Yani hayatın bir oyun ve oyalamadan ibaret olduğunu ve buna göre kendimize her daim çeki düzen vermemizi öğütlemiştir bizi kâinatın efendisi Hz. Muhammed. (s.a.v)

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 / 2

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Her insanın bir ideali olmalı geceleri başını okşadığı. İnsanın bir ideali olmalı gözyaşı ile suladığı. İnsanın bir ideali olmalı bir saf çocuk masumluğunda geceleri üzerini örttüğü. Gözler yüreğin aynasıdır. Süzülmeli en derinden.

Devamı

Ey kardeşim! Sen de farketmişsindir ki huzur zannettiğin bazı anlarda dahi araya bir üçüncü kişi girer, seni denetler.
Aman dikkat! Değil üçüncü kişi, ikinci bile fazladır o hal için...

Hasret kokan bir ayrılık ve mahzun bakışlı bir zavallı...
Gözden düşen sadece damla olsaydı keşke... Nice değerler düştü gözden, şimdi ayak altında... Bir zamanlar o ateşin hararetini dindiren damlalar, şimdi başka yere, boş yere düşüyor. Ağlamak da en çok Yiğide yakışıyor. Çünkü o kurbiyetin verdiği bu'diyet için ağlar. Yaklaştıkça yanar, yandıkça ağlar... Onun gözyaşları, semeresi merhamet pınarları olan tohumlardır. Aciz olanı Kudret-i Sonsuz'a bağlayan rabıtadır.

'Kaderine razı ol.Gör bak strest neyim kalmaz' dedi yaşlı bir teyze.Ve dinledim soluksuzca atan nefsimi. Haykırarak razı ol, razı ol dedim.

Asılı duran her yağmur damlasına koşuyorum...
Ben böyle hayaller kurarım anne!..Okşanası,umutlanası hayaller...

Bazan ben de bie Necip Fazıl gibi veya bir Cemil Meriç gibi kelimelere ilan-ı harp edesim geliyor. Ama suç onlarda değil. Olmayan kelimelerde...
Bu yüzden ıstılahı çok severim. Çünkü bir sayfalık bir manayı bir kelimede cem edersin. O kelime ile düşünür, o kelime ile fikir ifade edersin.
Ha bir de şiiri severim... Kelimeye gelmeyen hislerini, duygularını bir dörtlüğe dökebilirsin. Çok evliya divanları misaldir mevzuya.