İhlas Risalesi 1 - En mühim bir esas

Dertli Sineler

DUA DUA ELLER KARINCALANMIŞ

Ey, yağmur damlalarıyla baharda toprağı dirilten Rabbim!
Bize gönderdiğin yağmur için Sana hamd-u senalar ediyoruz.


A+ R A-
Cumartesi, 22 Ocak 2011 21:50
Oy ver
(3 oy)

İhlas Risalesi 1 - En mühim bir esas

1. En mühim bir esas,

Bazi insanlarin dusunce yapilari esaslar uzerine kuruludur. Herseyi bazi esaslarin uzerine bina ederler... Onlara diyor ki Ustad: En muhim ESAS IHLASTIR....
Neden ihlas bir esastir peki?
Aslinda bunun cevabini azicik sorgulayarak bulabiliriz. Bir is yaptiginizda mantikli bir insan iseniz mutlaka ama mutlaka bir sebebi vardir. Yani ben neden sorusu sordugumda alacagim cevap mutlaka bulunur. Ve bu sebebi dahi ayni sorguda eritebilirim... Mesela :
yarin sinaviniz var diyelim. Ders calisiyorsunuz. Ben sorsam size neden ders calisiyorsunuz? cevabiniz "sinavim var" olacak. Peki neden sinava calisiyorsunuz?
- Dersi gecmek istiyorum...
-Neden dersi gecmek istiyorsunuz?

-...
.
.
.
- Neden ...?
- eee, yeter ama.. Canim oyle istiyor tamam mi?!
veya
- Allah Rizasi icin...

Bundan sonrasi ise sorulamaz...
Bunlara esas diyoruz.  Ve bunlarin icinde en muhimi ise Riza-yi Ilahi icin yapmaktir. Yani IHLAS'tir...
digerleri "hevalarini ilah edinenler..." ayetinin tokadina hazirlaniyorlar demektir...

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş alanların doldurulduğundan emin olunuz.

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Her insanın bir ideali olmalı geceleri başını okşadığı. İnsanın bir ideali olmalı gözyaşı ile suladığı. İnsanın bir ideali olmalı bir saf çocuk masumluğunda geceleri üzerini örttüğü. Gözler yüreğin aynasıdır. Süzülmeli en derinden.

Devamı

Ey kardeşim! Sen de farketmişsindir ki huzur zannettiğin bazı anlarda dahi araya bir üçüncü kişi girer, seni denetler.
Aman dikkat! Değil üçüncü kişi, ikinci bile fazladır o hal için...

Hasret kokan bir ayrılık ve mahzun bakışlı bir zavallı...
Gözden düşen sadece damla olsaydı keşke... Nice değerler düştü gözden, şimdi ayak altında... Bir zamanlar o ateşin hararetini dindiren damlalar, şimdi başka yere, boş yere düşüyor. Ağlamak da en çok Yiğide yakışıyor. Çünkü o kurbiyetin verdiği bu'diyet için ağlar. Yaklaştıkça yanar, yandıkça ağlar... Onun gözyaşları, semeresi merhamet pınarları olan tohumlardır. Aciz olanı Kudret-i Sonsuz'a bağlayan rabıtadır.

'Kaderine razı ol.Gör bak strest neyim kalmaz' dedi yaşlı bir teyze.Ve dinledim soluksuzca atan nefsimi. Haykırarak razı ol, razı ol dedim.

Asılı duran her yağmur damlasına koşuyorum...
Ben böyle hayaller kurarım anne!..Okşanası,umutlanası hayaller...

Bazan ben de bie Necip Fazıl gibi veya bir Cemil Meriç gibi kelimelere ilan-ı harp edesim geliyor. Ama suç onlarda değil. Olmayan kelimelerde...
Bu yüzden ıstılahı çok severim. Çünkü bir sayfalık bir manayı bir kelimede cem edersin. O kelime ile düşünür, o kelime ile fikir ifade edersin.
Ha bir de şiiri severim... Kelimeye gelmeyen hislerini, duygularını bir dörtlüğe dökebilirsin. Çok evliya divanları misaldir mevzuya.