İhlas Risalesi 6 - En makbul bir dua-i manevi

Dertli Sineler

DUA DUA ELLER KARINCALANMIŞ

Allahım! Kâinatın tılsımını bizlere açan Efendimize ve âl ve ashabına, yer ve gökler devam ettikçe, mevcudatın adedince salât ve selâm et.
Amin!


A+ R A-
Cumartesi, 22 Ocak 2011 21:54
Oy ver
(3 oy)

İhlas Risalesi 6 - En makbul bir dua-i manevi

6.En makbul bir duâ-i mânevî

Bu dunyada hususan uhrevi hizmetlerde olmazsa olmaz olan sey nedir?
Elbette duadir...
Cumledeki dua-yi manevi kismi bize duanin kac cesit oldugunu sordurur...
Fiili ve kavli dualar diye ikiye ayirdigimizda bile kelimelerin manasi ortaya cikmaya baslar...
Fiili dua denilen duanin cok buyuk bir kismini, -yani bizim ilmimiz icindeki kismindan bahsediyorum- , sebeplere riayet olusturur... Bu ise maddi bir duadir...
Manevi dua denilen sey, (yine bir parca kendi haddimin sinirlarini zorlayarak bisey diyecegim);

maddi kanunlardaki sebeb-sonuc munasebetinden cok daha latif ve esnek olan, Alem-i mulke degil, alem-i melekuta ait bulunan bir takim nevamisin yerine getirilmesidir...
Misal: ben birinin hidayetini istemeyi vesile kilarak cevsen okursam, bu manevi bir sebeb, manevi bir dua olmus olur...

Veyahut, hakikatli ve sirlarla dolu bir seyhin huzurunda bulunmak ile onun size nazari, sizi irsad edecek manevi bir dua hukmune gecer...

Ihlas da aynen boyledir....
Ustadin ihlasi o kadar muazzam idi, o kadar azam idi ki; onu ne ruslar idam edebildiler, ne de bizimkiler 27 sene hapislere atmalarina ragmen, sarigini cikarmamasina ragmen, ve acik acik hakikatleri haykirmasina ragmen ilisemediler...

Iste ihlas bu derece makbul bir dua-yi manevidir...

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş alanların doldurulduğundan emin olunuz.

Sözlerim son günlerde yetim . Yetim masumluğunda öksüz . Hislerim okyanus derinliğinde vurgun yemiş. Merhem istemez çaresi mermemsiz. Merhem ise çaresiz.

Her insanın bir ideali olmalı geceleri başını okşadığı. İnsanın bir ideali olmalı gözyaşı ile suladığı. İnsanın bir ideali olmalı bir saf çocuk masumluğunda geceleri üzerini örttüğü. Gözler yüreğin aynasıdır. Süzülmeli en derinden.

Devamı

Ey kardeşim! Sen de farketmişsindir ki huzur zannettiğin bazı anlarda dahi araya bir üçüncü kişi girer, seni denetler.
Aman dikkat! Değil üçüncü kişi, ikinci bile fazladır o hal için...

Hasret kokan bir ayrılık ve mahzun bakışlı bir zavallı...
Gözden düşen sadece damla olsaydı keşke... Nice değerler düştü gözden, şimdi ayak altında... Bir zamanlar o ateşin hararetini dindiren damlalar, şimdi başka yere, boş yere düşüyor. Ağlamak da en çok Yiğide yakışıyor. Çünkü o kurbiyetin verdiği bu'diyet için ağlar. Yaklaştıkça yanar, yandıkça ağlar... Onun gözyaşları, semeresi merhamet pınarları olan tohumlardır. Aciz olanı Kudret-i Sonsuz'a bağlayan rabıtadır.

'Kaderine razı ol.Gör bak strest neyim kalmaz' dedi yaşlı bir teyze.Ve dinledim soluksuzca atan nefsimi. Haykırarak razı ol, razı ol dedim.

Asılı duran her yağmur damlasına koşuyorum...
Ben böyle hayaller kurarım anne!..Okşanası,umutlanası hayaller...

Bazan ben de bie Necip Fazıl gibi veya bir Cemil Meriç gibi kelimelere ilan-ı harp edesim geliyor. Ama suç onlarda değil. Olmayan kelimelerde...
Bu yüzden ıstılahı çok severim. Çünkü bir sayfalık bir manayı bir kelimede cem edersin. O kelime ile düşünür, o kelime ile fikir ifade edersin.
Ha bir de şiiri severim... Kelimeye gelmeyen hislerini, duygularını bir dörtlüğe dökebilirsin. Çok evliya divanları misaldir mevzuya.